Kirtik kiraz nedir, Kirtik kiraz ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Geç olgunlaşan sert bir çeşit kiraz.
Kirtik kiraz anlamı, tanımı
Kirt : Küçük, ufak, minik. Sağlam, dayanıklı. Gevrek, çabuk kırılan, az sert. İyi pişmemiş, sert: (yemek için). Yolsuz, emeksiz, karşılıksız elde edilen şey. Ciddi olmayan (söz). Kirtten söyledim. [Bakınız: kirti]. Derli toplu : Kirt bir ev. Küçük çocuk : Senin kirt, dün bir yumurta çalmış. Ciddi, doğru. Sert
Kirti : Ciddi, doğru. Ağaçtan yapılmış köprü. Dolu, bol, yığınla.
Kirtik : Pürüz, girinti çıkıntı. Pek az, azıcık, bir parça. Ufalanmış sabun parçası : Bir kirtik sabunla çamaşır yıkanır mı ?. [Bakınız: kırtik]. Bir damla, az. Kulak kıkırdağı. Rüşvet : Ahmet, kirtikcinin biridir. Vergi alındısı. Kırılıp ufalmış parça. Küçülmüş sabun parçası. Ufalanmış sabun parçası.
Kira : Bir konutun, bir mülkün veya taşıt gibi herhangi bir şeyin belli bir bedel karşılığında, bir süre için sahibi tarafından başkasına verilmesi, icar. Bu biçimde tutulan taşınmaz. Bu biçimde tutulan bir şey için karşılık olarak ödenen para.
Kiraz : Gülgillerden, ılıman iklimlerde yetişen bir meyve ağacı (Cerasus avium). Bu ağacın kırmızı veya beyaz renkte, etli, sulu, tek çekirdekli meyvesi. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).
Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.
Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
Geç : Belirli zamandan sonra olan. Kararlaştırılan, beklenen veya alışılan zamandan sonra, erken karşıtı.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Diğer dillerde Kirpileştirme anlamı nedir?
İngilizce'de Kirpileştirme ne demek ? : porcupine

Bu kısımda Kirtik kiraz nedir? Kirtik kiraz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kirtik kiraz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kirtik kiraz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.