Kitchenet türkçesi Kitchenet nedir
- Ufak mutfak.
- Küçük mutfak.
Kitchenet ingilizcede ne demek, Kitchenet nerede nasıl kullanılır?
Kitchenette : Küçük mutfak. Mutfakçık. Ufak mutfak. Odanın mutfak olarak kullanılan bölümü.
Kitchenettes : Küçük mutfak. Mutfakçık. Ufak mutfak.
Kitchener : Mutfak fırını. Kuzine. Mutfak sobası.
Kitchen appliance : Mutfak aleti.
Kitchen cabinet : Mutfak dolabı. (siyaset) cumhurbaşkanı'nın ve başbakan'ın en yakın danışmanları olan hükümet üyeleri. Mutfakta bulunan mutfak eşyaları ve yiyecek saklamak için kullanılan dolap.
Kitchen range : Mutfak sobası. Kuzine veya mutfak sobası veya fırınlı ocak.
Kitchen stove : Kuzine veya mutfak sobası veya fırınlı ocak. Kuzine. Mutfak sobası. Mutfak (ocak). Fırın.
Kitchen table : Mutfak masası.
Kitchen equipment : Mutfak malzemesi. Mutfak ekipmanı.
Kitchen garden : Sebze bahçesi. Meyve ve sebze bahçesi. Bostan. Sebzelik.
İngilizce Kitchenet Türkçe anlamı, Kitchenet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Kitchenet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Kitchenettes : Mutfakçık.
Cookhouse : Gemi mutfağı. Küçük kamara. Yemek pişirmek için kullanılan yer. Mutfak yapısı.
Flat : Apartman dairesi. Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Yalın. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Düzeltmek. Gitar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalgı veya düzeneğin doğal ve yalın tonunu alabilmek için tüm fasılaların tonu etkilemeyecek biçimde eşit ve tam orta seviyede konumlandırılması. Düzlük. Kat. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü).
Kitchenette : Mutfakçık. Odanın mutfak olarak kullanılan bölümü.
Kitchen : Nevale. Mutfak. Kuzine. Gemi mutfağı. İaşe.
Habitation : Yerleşim. İkamet. Yerleşme. Oturacak yer. Ev. Konut. Yurt. Oturma. Barınak. Mesken.
Room : Mahal. Boş yer. Apartman. Yer. Kalmak. Oturmak. Mekan. Fırsat. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Meydan.
Galley : Kalyon. Kuzine. Donanmada, çektiri türünden gemilerin en büyüğü. Uçak mutfağı. Çektirme. Dizgi tablası. Gemi mutfağı. Roma kürek gemisi. İçeceklerin konulup hazırlandığı bölüm.
Dwelling : Hane. Ev. Konut. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Oturma. Mukim. İkametgah. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak.
Dwelling house : Mesken. Ev. İkametgah. Konut. Konut binası.
Kitchenet synonyms : ship's galley, apartment, caboose, abode, home, domicile.

Bu kısımda Kitchenet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Kitchenet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Kitchenet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Kitchenet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.