Kuantum nedir, Kuantum ne demek
Kuantum; fizik, Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
Biyoloji'deki anlamı:
Işık birimi. Foton.
Bir nörotransmitterin salgılandığı en küçük birim.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Enerjinin esas ünitesi.
Kuantum ile ilgili Cümleler
- Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.
- Kuantum mekaniğini anladığını düşünüyorsan, kuantum mekaniğinden anlamıyorsun.
- Kuantum mekaniğini anladığını düşünüyorsan, kuantum mekaniğinden anlamıyorsun.
- Nükleer savaşa karşı olmak için kuantum fiziğinde bir doktoraya ihtiyacın yok.
Kuant ile ilgili Cümleler
Kuantum hakkında bilgiler
Kuantum mekaniği; madde ve ışığın, atom ve atomaltı seviyelerdeki davranışlarını inceleyen bir bilim dalı. Nicem mekaniği veya dalga mekaniği adlarıyla da anılır. Kuantum mekaniği; moleküllerin, atomların ve bunları meydana getiren elektron, proton, nötron, kuark, gluon gibi parçacıkların özelliklerini açıklamaya çalışır. Çalışma alanı, parçacıkların birbirleriyle ve ışık, x ışını, gama ışını gibi elektromanyetik radyasyonlarla olan etkileşimlerini de kapsar. İngilizcedeki karşılığı quantum, Latince 'quantus' (ne kadar, ne büyüklükte) sözcüğünden gelir ve kuramın belirli fiziksel nicelikler için kullandığı kesikli birimlere gönderme yapar. İngilizce 'mechanics' sözcüğü ise "bir şeyin çalışma prensibi" anlamına gelir. Kuantum mekaniğinin temelleri 20. yüzyılın ilk yarısında Max Planck, Albert Einstein, Niels Bohr, Werner Heisenberg, Erwin Schrödinger, Max Born, John von Neumann, Paul Dirac, Wolfgang Pauli gibi bilim adamlarınca atılmıştır. Belirsizlik ilkesi, anti madde, Planck sabiti, kara cisim ışınımı, dalga kuramı, Kuantum alan kuramı gibi kavram ve kuramlar bu alanda geliştirilmiş ve klasik fiziğin sarsılmasına ve değiştirilmesine sebep olmuştur. Klasik mekanik çok başarılı olmasına karşın, 1800'lü yılların sonlarına doğru, kara cisim ışıması, tayf çizgileri, fotoelektrik etki gibi bir takım olayları açıklamada yetersiz kalmıştır. Açıklamaların yanlışlığı bilim adamlarının yetersizliğinden değil aksine klasik mekaniğin yetersizliğinden kaynaklanıyordu. En yalın halde klasik mekanik Evren'i bir "süreklilik" olarak modelliyordu. 1900 yılında Max Planck enerji'nin, 1905 yılında ise Albert Einstein ışığın paketçiklerden oluştuğunu, yani süreksizlik gösterdiğini, bazı deneyleri açıklamak için bir varsayım olarak kullanmak zorunda kaldılar. Elbette bu iki darbe klasik mekaniği yıkmadı. Uzunca bir süre bilim adamları bu süreksizliği klasik mekanik kuramlarından türetmek için uğraştı. Yine aynı yıllarda atomun iç yapısı üzerine yapılan deneyler bir gerçeği gözler önüne serdi: Ernest Rutherford yaptığı deneyle atomun küçük bir çekirdeğe sahip olduğunu gösterdi. Bu dönemde elektronun varlığı biliniyordu. Bu durumda eğer negatif yüklü elektronlar pozitif çekirdeğin etrafında dairesel hareket yapıyorlarsa, çok kısa bir zaman diliminde elektronlar çekirdeğe düşeceklerdi. Bu elektromanyetik teoriye göre açıklanacak olursa, ivmelenen yükler ışıma yapar, dairesel hareket de ivmeli bir hareket olduğu için, elektron bu ışımayla enerji yayacak ve çekirdeğe düşüp sistem çökecekti.
Kuantum tanımı, anlamı
İç kuantum sayısı : Atomların toplam açısal momentumunu veren J kuantum sayısı.
Manyetik kuantum sayısı : Bir manyetik alan uygulandığı zaman elektron bulutunun uzaydaki yönlenmesini gösteren m simgesi ile gösterilen bir terim. Bu yönlenmelerin sayısı "l" ile belirtilen elektron bulutunun şekline bağlıdır. m' nin değerleri -l ile +l arasında değişir.
Elektromanyetik radyasyon : Uzayda dalga hareketi ile yayılan ve foton adı verilen enerji paketlerinden oluşan gama ve X ışınları, UV ışınları gibi radyasyonlar.
Kara cisim ışınımı : Kara edişimin belirli sıcaklıklarda saldığı ışınım.
Belirsizlik ilkesi : Doğabilimsel ölçümlerde giderilmesi olanaksız bir temel belirsizlik bulunduğunu, bildiren ilke. Bu belirsizlik ancak öğeciksel boyutlarda kendini belli eder. Hareketli bir taneciğin yeri ve momentumu gibi iki değişkenindeki belirsizliklerin çarpımı yaklaşık olarak Dirac sabitine eşit olduğunu, veya bir elektronun yeri ve hızı birlikte eşzamanlı olarak aynı kesinlikle bilinemez olduğunu belirten ilke.
Werner heisenberg : 1933'de nobel ödülü kazanan Alman fizikokimyacı.
Fotoelektrik etki : Işık etkisiyle bir elektrik devresinde değişiklikler meydana gelmesi. Yörüngesel elektron yayınımı sonucu, bir fotonun atom tarafından tamamen soğrulması.
Nörotransmitter : Nöronun ucundan salgılanan ve bir sonraki nöronun özgün bir reseptörüne bağlanan, sinir impulslarının iletimine yardımcı olan, genellikle nitrojen içeren düşük moleküler ağırlıklı bir bileşik.
Elektromanyetik : Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.
Planck sabiti : Değeri h=6,626.10-34J.s olan, ışık fotonu enerjisi ve ışık frekansı arasındaki orantı sabiti (E=hv). Kuantum mekaniğinin pek çok eşitliğinde h/2π olarak görülür, h şeklinde gösterilir ve değeri de 1,055.10-31 J.s dir.
Çalışma alanı : Bir işlem sırasında, veri öğelerinin, üzerinde çalışılmak üzere geçici olarak saklandığı bellek alanı.
Değiştirilme : Değiştirilmek işi.
Fotoelektrik : Işığın etkisiyle elektrik üretme. Işık ışımalarının etkisiyle oluşan her tür elektrik olayı.
Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.
Süreksizlik : Süreksiz olma durumu, devamsızlık.
Alan kuramı : Davranışı fizikte olduğu gibi, olumlu ve olumsuz güçlerin etkileştiği bir alana benzeterek açıklamaya çalışan bir kuram. (Bu kuramı biçimcilerden K. Levvin geliştirmiştir. En geniş uygulaması kişiliksel ve toplumsal ruhbilim alanlarında olmuştur.). Toplumsal kümeleri, çeşitli güçlerin etkileştiği bir özdeksel alan gibi ele alan toplumbilim yaklaşımı.
Belirsizlik : Belirsiz olma durumu, belgisizlik, müphemiyet, vuzuhsuzluk.
Süreklilik : Sürekli olma, kesintisiz olarak sürüp gitme durumu, devamlılık.
Kara cisim : Doğrultuları ve dalga boyları ne olursa olsun, üzerine düşen bütün ışınımları yutan, böylece, belirli bir sıcaklıkta maksimum ışıyıcılık tayfsal yoğunluğunu veren ısıl-ışıyıcı cisim. Akkorluğa dek ısıtılınca sürekli bir görünür ışık izgesi veren kuramsal cisim. anlamdaş kara nesne. Üzerine düşen bütün ışığı hiç yansıtmadan olduğu gibi soğuran sanal cisim.
Diğer dillerde Kuantum anlamı nedir?
İngilizce'de Kuantum ne demek ? : quantum


Bu kısımda Kuantum nedir? Kuantum ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kuantum tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kuantum hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.