Alan kuramı nedir, Alan kuramı ne demek

Alan kuramı; Psikoloji, Yöntem Bilimi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

Davranışı fizikte olduğu gibi, olumlu ve olumsuz güçlerin etkileştiği bir alana benzeterek açıklamaya çalışan bir kuram. (Bu kuramı biçimcilerden K. Levvin geliştirmiştir. En geniş uygulaması kişiliksel ve toplumsal ruhbilim alanlarında olmuştur.).

Teknik terim anlamı:

Toplumsal kümeleri, çeşitli güçlerin etkileştiği bir özdeksel alan gibi ele alan toplumbilim yaklaşımı.

Alan kuramı anlamı, tanımı

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

 

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

Birleşik alan kuramı : Genel görelilik kuramının, ağınımsal, elektriksel ve mıknatıssal alanları bir tek varlığın değişik görünümleri olarak işleyen genellemesi.

Toplumsal ruhbilim : Bir toplumu oluşturan bireylerin ruhbilimsel durumlarını inceleyen bilim dalı. bk. halk ruhbilimi, köylü ruhbilimi. Bireyin toplumsal uyarıcılar karşısındaki davranışını inceleyen ruhbilim dalı. Bjreylerin, üyesi oldukları toplumsal kümelerin (sınıf, meslek, ulus vb.) toplumsal- ekonomik koşulları içinde oluşturdukları ortak davranış, tutum, düşünce, tasarım, alışkanlık... özelliklerini inceliyen bilim dalı.

Toplumsal küme : Türlü etkileşimlerle bir arada bulunan,birden çok sayıda bireyden oluşan toplumsal birim.

Toplumbilim : İnsan topluluklarının kökenlerini, yapı ve görev bakımından gelişmelerini, özelliklerini ve sorunlarını inceleyen bilim. İnsan topluluklarının yaşayışı ve bu toplulukları yöneten yasalar üzerinde öğrencilere gerekli bilgi ve görüşleri kazandırmak amacıyla lise ve dengi okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Yaklaşım : Yaklaşma işi. Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

 

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Ruhbilim : Organizmanın, özellikle insan organizmasının çevreye uyması ile ilgili sorunları inceleyen bilim. İnsanların duyum, heyecan, usavurma, algılama ve benzerleri özellikleri üzerinde araştırmalar yapan bilim. İnsanın ruhsal yaşamını etkileyen koşulları, etkenleri ve sorunları inceleme konusu yapan bilim. Davranış, anlıksal süreçler ya da kişilikle uğraşan bilim.

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Özdeksel : Maddi, tinsel karşıtı.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kişilik : Bir kimseye özgü belirgin özellik, manevi ve ruhsal niteliklerinin bütünü, şahsiyet. Bireyin toplumsal hayatı içinde edindiği alışkanlıkların ve davranışların bütünü. Herhangi bir kişi için, herhangi bir kişiye yetecek miktarda olan. Herhangi bir sayıda kişiden oluşan. Yabanlık. İnsanlara yakışacak durum ve davranış.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Biçimci : Biçime sıkı sıkıya bağlılık yanlısı olan. Alışılmış kural, tutum, davranış veya belli biçimin dışına çıkmayan, şekilci, şekilperest, formaliteci, formalist.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Diğer dillerde Alan kuramı anlamı nedir?

İngilizce'de Alan kuramı ne demek ? : field theory