Kudurtmak nedir, Kudurtmak ne demek

  • Kudurmasına sebep olmak.
  • Öfkelenmesine yol açmak

Kudurtmak anlamı, kısaca tanımı:

Kudurma : Kudurmak işi.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Öfkelenme : Öfkelenmek işi.

Açmak : Geçit sağlamak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Engeli kaldırmak. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Yakışmak, güzel göstermek. Yapmak, düzenlemek. Görünür duruma getirmek. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Alanını genişletmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Alışverişi başlatmak. Ferahlık vermek. Beğenmek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yarmak. Savaşla almak, fethetmek.

Olmak : Sarhoş olmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Yetişmek, olgunlaşmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bulunmak. Yol açmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sürdürmek, yürütmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak.

 

Yol : Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Gidiş çabukluğu, hız. Gaye, uğur, maksat. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Kumaşta bulunan çizgi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Yolculuk. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kez, defa. Hile, tuzak.

Diğer dillerde Kudurtmak anlamı nedir?

İngilizce'de Kudurtmak ne demek? : v. enrage, make hopping mad, frenzy, infuriate, lash into a fury

Rusça'da Kudurtmak : v. бесить, взбесить