Kuduz nedir, Kuduz ne demek
Kuduz; bir tıp terimidir.
- Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık.
- Azmış

- Bu hastalığa yakalanmış.
"Kuduz" ile ilgili cümleler
- "Ama dokunsalar ağlayacağı veya kuduz köpek gibi sağa sola saldıracağı belliydi." - T. Buğra
Yerel Türkçe anlamı:
Kesilen ağacın toprakta kalan kök ve parçaları.
Kısa boylu, bodur.
Şişman.
Şişman.
Sevimli küçük çocuk.
Ele avuca sığmayan, yaramaz (çocuk).
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Kuduz hastalığı.
Fransızca'da Kuduz ne demek?:
rage
Kuduz hakkında bilgiler
Kuduz, Rabies ya da Lyssa. Merkezi sinir sistemini ağır şekilde tutan viral bir zoonoz (insanlara hayvanlardan geçen hastalık).
Bugün bile insanlarda ölüme sebep olmaktadır. Etkeni, Rhabdoviruslar grubundan RNA'lı Lyssavirus genusundan bir rhabdovirus'tur. Kuduz hayvanlarının salyasında bulunur ve genellikle ısırma suretiyle bulaşır. Tabii konakçısı olan yarasanın, yağ dokusu ve tükürük bezinde bulunur. Bütün memelilerde koruyucu tedbirler alınmazsa hemen daima öldürücüdür. Bugüne kadar belirtiler ortaya çıktıktan sonra kurtulan sadece altı vaka bildirilmiştir. Kurtulan hastanın bilinci kapatılmış ve 6 gün komada tutulmuştur. Tedavinin 10. gününde hasta gözlerini açmış, annesini tanımış, fakat konuşma ve yürüme gibi faaliyetleri bile yeniden öğrenmek zorunda kalmıştır. Daha sonraki hastalara da aynı tedavi yöntemi uygulanmış, fakat başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Kuduz hastalığında ölüm özellikle solunum felci ile olur. Kuşlar veya böceklerde kuduz virüsüne rastlanmaz.
Kuduz, şarbon ve tavuk kolerası gibi hastalıklar için aşıyı bulup tatbik eden kişi Pasteur'dür. 1882 senesinde ise mikroskopla dahi görülemeyen kuduz virüsünü keşfetti. Daha sonra kuduz virüsü verilen tavşanın omuriliğinin kurutulmasından elde edilen maddeyi, kuduz aşısı olarak kullandı. Birçok aşı çeşidi vardır. Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği bulaşma sonrası aşılama şemasına göre aşı 0., 3., 7., 14., ve 28. günlerde 5 doz olmak üzere uygulanmaktadır. Bulaşma öncesi aşılama uygulaması için ise D.S.Ö'nün tavsiye ettiği aşılama şemasına göre 0, 7, 28. günlerde toplam üç doz aşı uygulanması yeterlidir.
Hastalığın kuluçka süresi sekiz günden iki yıla kadar değişebilir. Ortalama kırk gündür. Bu devrede kuduz aşısı veya anti serumu yapılırsa hastalık belirti vermeden önlenebilir. Aşının gayesi vücutta çabuk ve yüksek seviyede antikor hasıl edip virüsün nötralize edilmesidir. Klinik belirtiler çıktıktan sonra aşıdan fayda beklenemez.
Kuduz ile ilgili Cümleler
- Ali kuduz bir sincap tarafından saldırıya uğradı.
- Tom, Cadılar Bayramı gününde bir kuduz sincap tarafından saldırıya uğradı.
- Ali bir yarasa tarafından ısırıldıktan sonra kuduzdan öldü.
- Ali kuduz bir köpek tarafından ısırıldı.
Kuduz anlamı, kısaca tanımı:
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Isırma : Isırmak işi.
Salya : Ağızdan sızan tükürük.
İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Ölüm : Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma. Ölme biçimi. İdam cezası.
Sonuç : Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Öz, özet.
Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Ruh sağlığının bozulması durumu. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku.
Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.
Kuduz böceği : Kın kanatlılardan, hekimlikte yakı yakmak için kullanılan, 2 santimetre uzunluğunda, parlak yeşil renkli bir böcek, kunduz böceği (Cantharis).
Kuduz otu : Deli otu.
Kuduz böcekleri : Ateş böceklerine benzemekle birlikte, onlar gibi ışık vermeyen, kuduz böceği türlerini içine alan kın kanatlılar familyası.
Kuduzluk : Kuduz olma durumu.
Kedi : Kedigillerden, köpek dişleri iyi gelişmiş, kasları çevik ve kuvvetli evcil, küçük memeli hayvan, pisik (Felis domesticus).
Tilki : Bu hayvanın postundan yapılmış olan manto vb. Çok kurnaz. Köpekgillerden, uzunluğu 90, kuyruğu 30 santimetre kadar, ırklarına göre çeşitli renklerde olan, ağız ve burnu uzun ve sivri, kümes hayvanlarına zarar veren, kürkü beğenilen bir tür memeli (Vulpes).
Meme : Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı.
Tırmalama : Tırmalamak işi, cırlama.
Çırpınma : Çırpınmak işi.
Sudan : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.
Korkma : Korkmak işi.
Merkez : Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir işin öğretildiği yer. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Polis karakolu. Biçim, tarz. Belirli bir yerin ortası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.
Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
Kuduz benzeri virüsler : Rhabdoviridae ailesinde, lizzavirüs cinsinde bulunan ve kuduz virüsü benzeri morfolojiye sahip olan virüsler.
Kuduz hastalığı : ailesinde, lizzavirüs cinsinde bulunan virüsün tüm sıcak kanlı hayvanlarda, sinir sistemini etkileyen, irinsiz beyin, omurilik, gangliyon ve tükürük bezi yangısıyla belirgin, virüsün yaraya inokülasyonu sonucu bulaşan ölümcül zoonoz bir hastalık, kuduz, hidrofobi, lissa. Etken vücuda girdikten sonra 13 gün ile 3 ay arasında değişen bir surede klinik belirtiler ortaya çıkar ve klinik belirtiler başladıktan10 gün sonra ölüm görülür. Hastada şuur kaybı, huzursuzluk, saldırganlık ve felçler görülür.
Kuduz kurdu : Bambul kurdu
Kuduzböceği : Hekimlikte yakısından yararlanılan, 2 cm. boyunda, kınkanatlı, parlak yeşil böcek türü; İspanya sineği, kunduzböceği, yakı sineği.
Kuduzböcekleri : Ateşböceklerine benzemekle birlikte, onlar gibi ışık vermeyen ve kuduzböceği türlerini içine alan kınkanatlılar familyası.
Kuduzçul :
Diğer dillerde Kuduz anlamı nedir?
İngilizce'de Kuduz ne demek? : adj. rabid, mad
n. rabies, hydrophobia, lyssa
pref. lyssa
Fransızca'da Kuduz : enragé/e
Almanca'da Kuduz : n. Rabies, Tollwut, Wut
adj. hundswütig, toll, tollwütig
Rusça'da Kuduz : n. бешенство (N), гидрофобия (F), водобоязнь (F)
adj. бешеный

Bu kısımda Kuduz nedir? Kuduz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kuduz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kuduz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.