Kukul nedir, Kukul ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ağzına kadar dolu kap.

Çiçek tomurcuğu.

Bütün olarak yapılan şalgam turşusu.

Tombul, yuvarlak.

Gelin fesi.

Tavuğun başındaki tüyler, tepeliği.

Arı sokmaması için önü tel olan başa giyilen bir araç.

Meyve toplamaya yarayan ince gözenekli ağ, torba.

Turşuluk şalgam.

Kukul anlamı, tanımı

Kuku : Çocuk dilinde yemiş : Baba bana kuku ver. Lâle. Köpek. Baykuş

Kukula : Püsküllü erkek başlığı. Başlık, bere.

Kukulat : Yağmurdan korunmak için çuvalın baş üzerine örtülme şekli (Erzincan Merkez).

Kukulı : Yuvarlak.

Kukuli : Yuvarlak. [Bakınız: “kukula"].

Kukullu : Tepeli, sorguçlu tavuk.

Kukuleta : Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık.

Kukuletalı : Kukuletası olan.

Kukuletasız : Kukuletası olmayan.

Gözenekli : Gözeneği olan.

Yuvarlak : Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.). Homoseksüel erkek.

Ağ torba : Genişliği 25, uzunluğu 50 santimetre olan, ağdan yapılmış, kırmızı yosunları suya dalarak avlamada kullanılan, ip ve kayıktaki makara yardımı ile suyun yüzeyine çıkıp inebilen bir torba.

Turşuluk : Turşu yapmaya elverişli.

Toplama : Toplamak işi. Kalın bazlamaya benzer bir çeşit tandır ekmeği. Değişik parçaların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Sayıları veya nicelikleri birbirine ekleyip toplamını bulma işlemi, cem. Toplanarak bir araya getirilmiş.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Gözenek : Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu, süngerimsi görünüş. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame. Pencere. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.

Giyile : Karda batmadan yürümeyi sağlayan ortası iple kafes şeklinde örülü, ağaç çerçeveli bir çeşit ayakkabı.

Şalgam : Turpgillerden, yumru köklü bir bitki (Brassica rapa). Şalgam suyu. Bu bitkinin insan ve hayvanlar için besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü.

Tepeli : Tepesi olan. Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş).

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Diğer dillerde Kukla yontma anlamı nedir?

İngilizce'de Kukla yontma ne demek ? : carving