Kukum nedir, Kukum ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Elden ayaktan düşmüş, çok ihtiyar.

Kimsesiz ihtiyar.

Kukum ile ilgili Atasözü veya Deyim

kukumav kuşu gibi : tek başına, kimsesiz.

kukumav kuşu gibi düşünüp durmak : çok üzüntülü bir durumda düşünmek.

Kukum kısaca anlamı, tanımı

Kuku : Çocuk dilinde yemiş : Baba bana kuku ver. Lâle. Köpek. Baykuş

Kukumav : Kukumav kuşu. Baykuş. Baykuşgiller (Strigiformes) takımının, baykuşgiller (Strigidae) familyasından, Türkiye'de her mevsim görülen, seyrek ağaçlı tarlalarda, meyve bahçelerinde, açık ormanlarda, yarı çöl ve kayalık bölgelerde yaşayan, böcek, küçük memeli, bazen de kuş, sürüngen ve kurbağalarla beslenen yerli bir kuş. (Athene noctua) Gök-kuzgunumsular (Coraciiformes) takımının baykuşgiller (Strigidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 22 cm. Sırt tüyleri kahverengidir. Kuzey Asya, Avrupa ve Kuzey Afrikada bahçelerde yaşar.

Kukumavuk : Baykuş.

Kukumiyav : Baykuş.

Kukumav kuşu : Baykuşgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşayan, kahverengi tüylerinin üzerinde beyaz benekleri olan, başını 180 derece çevirebilen bir tür baykuş, kukumav (Athene noctua).

Kimsesiz : Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan. Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan.

 

İhtiyar : Yaşlı, kocamış olan, pir (kimse), genç karşıtı. Eski. Cansız, sönük. Seçme. Baba ya da anne.

Kimsesi : Hiç biri.

Ayakta : Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Elden : Doğrudan. Başkasıyla.

İhti : Rüzgâr ve yağmurun etki yapamadığı gizli, kuytu yer.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Kukla yontma anlamı nedir?

İngilizce'de Kukla yontma ne demek ? : carving