Kulak kulağa nedir, Kulak kulağa ne demek

Kulak kulağa; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz, zarf olarak kullanılır.

  • Gizlice, başkası duymaksızın

"Kulak kulağa" ile ilgili cümle

  • "Kalemlere girip kâtiplerle kulak kulağa, sıkı fıkı konuşan, pullu mühürlü kâğıtlar alıp veren sinsi bir adam vardır." - R. H. Karay

Kulak kulağa kısaca anlamı, tanımı:

Kulak : Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Saban kulağı. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Varlıklı Rus köylüsü. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Duymak : Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak.

Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.