Kulaç nedir, Kulaç ne demek

  • Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık

"Kulaç" ile ilgili cümle

  • "Hortum beş on kulaç ötemize yanaşmıştı." - Halikarnas Balıkçısı

Yerel Türkçe anlamı:

Mayalı, mayasız hamurdan çeşitli biçimlerde yapılmış olan küçük ekmek.

İki kolun yanlara uzatılmasıyla oluşan uzunluk.

Beşik.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık.

İngilizce'de Kulaç ne demek? Kulaç ingilizcesi nedir?:

fathom

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Hatay kenti, Yayladağı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kulaç hakkında bilgiler

Kulaç, yüzme esnasında vücuda hareket ve hız kazandırmak amacıyla yapılmış olan el ve kol hareketidir.

Kulaç atma, yüzücüye su içerisinde en çok hız kazandıran harekettir. Kulaç çeşitleri ve Kulaç atma sıklığı yüzme stiline bağlı olarak değişebilir.

Ayrıca balıkçılıkta kullanılan uzunluk birimidir. Bir kulaç yaklaşık olarak 190cm uzunluğa denktir.

Kulaç anlamı, kısaca tanımı:

Kulaç atmak : Yüzerken kolları, sırayla üstten ileriye doğru atıp suyu arkaya doğru çekmek.

Kulaçlama : Kulaçlamak işi.

Kulaçlamak : Kulaç atarak yüzmek. Kaç kulaç olduğunu ölçmek.

 

Kulaçlayış : Kulaçlama işi.

Parmak : İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. Arşının yirmi dörtte biri. Eni bu organ kadar olan. İnç.

Uzaklık : İki nokta arasındaki uzay ölçümü, mesafe. Uzak olma durumu, ıraklık.

Yüzme : Yüzme sporu. Yüzmek işi.

Esna : Bir işin yapıldığı an, sıra.

Hareket : Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Yola çıkma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum.

Kazandırmak : Kazanmasını sağlamak.

Yüzücü : Birini sömüren kimse. Yüzme sporu yapan kimse. Yüzme sporunu profesyonel olarak yapan kimse. Kasaplık hayvanların derilerini yüzen kimse.

Kulaçka : Kuluçka

Kulaçlanmak : Vuracak gibi yapmak

Diğer dillerde Kulaç anlamı nedir?

İngilizce'de Kulaç ne demek? : [KULAK] n. overarm

Fransızca'da Kulaç : brasse [la], toise [la]

Almanca'da Kulaç : n. Klafter

Rusça'da Kulaç : n. сажень (F)