Kurşun kepçesi nedir, Kurşun kepçesi ne demek
Kurşun kepçesi; Tesisat alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Ek yerine, erimiş kurşun dökmekte kullanılan kepçe.
Kurşun kepçesi tanımı, anlamı
Kurş : Çürük; ezilmiş. Taş yığını; toprağa gömülü büyük taş
Kepçe : Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
Kurşun : Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış. Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi.
Kurşun dökme : Kötülükleri, sayrılıkları, nazar ve cin çarpmasını uzaklaştırmak; gelecekte olup bitecekleri önceden bilmek amacıyla kurşunu kızgın tavada eriterek söz konusu kişinin başı üzerindeki su dolu kaba dökme işi; bir tür falcılık.
Ek yeri : İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm. [Bakınız: en yeri].
Erimiş : Erime sıcaklığı üzerinde ısıtılıp, sıvı durumuna gelmiş olan.
Yerine : Bir şeyin veya bir kimsenin yerini almak üzere. Başkasının adına. Alegori.
Dökmek : Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.
Dökme : Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.
Erim : Bir şeyin erebileceği uzaklık, menzil. Muştu.
Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.
Ek : Bir şeyin eksiğini tamamlamak için ona katılan parça. Bir gazete veya derginin günlük yayımından ayrı ve ücretsiz olarak verdiği parça, ilave. Sonradan katılan, yapılan, dikilen, yapıştırılan parçanın belli olan yeri. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Kelime türetmek veya kelimenin görevini belirtmek için kullanılan, başa, sona veya kelimenin içine eklenebilen, bağımlı dil bilgisi ögeleri, lahika. Eklenmiş, katılmış.
Diğer dillerde Kurşun kepçesi anlamı nedir?
İngilizce'de Kurşun kepçesi ne demek ? : plumber's ladle

Bu kısımda Kurşun kepçesi nedir? Kurşun kepçesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kurşun kepçesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kurşun kepçesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.