Kılıf nedir, Kılıf ne demek
Kılıf; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap

- Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.
"Kılıf" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bütün vücudu sanki ziftten bir kılıf içine tıkılmış gibi idi." - Y. K. Karaosmanoğlu
Yerel Türkçe anlamı:
Kabuk.
Paçavra : Kılıfdan minder bastım.
Taze fasulye.
Torba.
Nükleer Enerji alanındaki anlamı:
Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Kunnus.
Hem filaryal nematodların mikrofilerlerini hem de kancalı kurt larvalarının etrafını saran kılıf.
İngilizce'de Kılıf ne demek? Kılıf ingilizcesi nedir?:
can, sheath
Kılıf anlamı, tanımı:
Kılıfına uydurmak : Bir durum ve tutuma, yöntemine uygun biçim vermek.
Yastık kılıfı : Yastığa geçirilen koruyucu kılıf.
Kılıfçı : Kılıf yapan ve satan kimse. Kılıflama işini yapan kimse.
Kılıflama : Kılıflamak işi.
Kılıflı : Kılıfı olan veya kılıf içinde bulunan.
Kılıfsız : Kılıfı olmayan veya kılıf içinde bulunmayan.
Minareyi çalan kılıfını hazırlar : "kolay kolay gizlenemeyecek kadar büyük bir yolsuzluğu yapan kimse, sorumluluktan kurtulma yollarını önceden düşünür" anlamında kullanılan bir söz.
Korumak : Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Karşılamak, denk gelmek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Biçim : Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.
Yumuşak : Kolaylıkla işlenebilen. Okşayıcı, tatlı, hoş. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı. Sessiz, hafif. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı.
Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje.
Yolsuz : Yolu olmayan. Yavaş giden (taşıt). Kurallara aykırı, uygunsuz, yöntemsiz, düzensiz, yersiz, usulsüz, nizamsız. Parasız, züğürt. Törelere, toplumun görüşüne aykırı davranan.
Sudan : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.
Kılıf çürüğü hastalığı : Enzootik balanopostitis.
Kılıf proteinler : Kromozomlara esas şeklini veren asidik karakterdeki proteinler.
Kılıfın çatlaması : Yakıtın oluşturduğu yüksek ısının, kılıfın bir noktasında yoğunlaşması sonucu oluşan çatlama.
Kılıflamak : Kılıf geçirmek, kılıfa koymak.
Kılıflı virüsler : Bazı virüslerde kapsidi çevreleyen, konukçu hücrenin plazma zarından virüs aynurken üzerini saran ya da virüs nükleik asitlerince şifrelenerek konukçunun maddelerinden sentezlenen, bazen üzerlerinde glukoprotein komplekslerinin oluşturduğu çivi gibi çıkıntılarla kaplı olan bir kılıf yapısı bulunan virüslere verilen ad. Kılıflı sarmal nükleik asit içeren virüsler (Influenza virüsü) ve kılıflı ikozahedral virüsler (Simplex virüsü) gibi.
Kılıfsızlık : Kılıfsız olma durumu.
Kılıf ile ilgili Cümleler
- Ali yastıktan yastık kılıfını çıkardı.
- Kamara temizdi, yastık ve çarşaf kılıfları bembeyazdı. Eğlence programı harikaydı, palyaçolar ve genç kızlar çocukları eğlendirdiler.
- Temiz yastık kılıfları nerede?
- Tom'un gitarı için bir kılıfı yoktu.
- Ali gitar kılıfını açtı ve gitarını çıkardı.
- Kılıcın kılıfına kın denir.
- Ali gitarı kılıfından çıkardı ve çalmaya başladı.
Diğer dillerde Kılıf anlamı nedir?
İngilizce'de Kılıf ne demek? : n. case, cover, sheath, envelope, tunica, casing, dust cover, garment, guise, husk, slipcover, tick, vagina
Fransızca'da Kılıf : gaine [la], capot [le], étui [le], chemise [la], enveloppe [la], fourreau [le], préservatif [le]
Almanca'da Kılıf : n. Bezug, Decke, Etui, Futteral, Gehäuse, Hülle, Hülse, Scheide, Überzug, Umschlag
Rusça'da Kılıf : n. чехол (M), кобура (F), футляр (M), влагалище (N), оболочка (F)

Bu kısımda Kılıf nedir? Kılıf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kılıf tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kılıf hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.