Lack of knowledge türkçesi Lack of knowledge nedir

Lack of knowledge ile ilgili cümleler

English: My roommate is 20 years old, and didn't know what a clitoris was until a few weeks ago. He thinks that his lack of knowledge is self-explanatory because he is gay, but I don't buy it. I think it just goes to show how shitty the public education system is here.
Turkish: Oda arkadaşım yirmi yaşında ve ben bir hafta öncesine kadar bir klitorisin ne olduğunu bilmiyordum. O, onun bilgi eksikliğinin onun bir gey olmasından dolayı aşikar olduğunu düşünüyor, fakat bana sökmez. Sanırım bu burada halk eğitim sisteminin ne kadar boktan olduğunu göstermeye yeter.

Lack of knowledge ingilizcede ne demek, Lack of knowledge nerede nasıl kullanılır?

Lack : Yoksun kalmak. Yoksun olmak. İhtiyacı olmak. Eksik olmak. Olmamak. -sizlik çekmek. -den yoksun olmak. -sizlik. Olmayış. -e sahip olmamak.

Of : Den. İle ilgili. -li. Yüzünden. -den. Karşı. Nin. -dan. -nin. -in.

Knowledge : Bilgi dağarcığı. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Haber. Bilme, öğrenme süreci ve işleminin konusu ya da nesne ve olaylara yüklemler vererek varılan yargı. Halkın doğal ve toplumsal çevresiyle ilgili geleneksel, kültürel edintisi, bk. halk, çevre. krş. gelenek, görenek. Bili. Kanaat. Bilim. İrfan. Malumat.

 

Lack of : -sizlik. Sızlık. Mahrumiyet. Yoksunluk. Yokluk.

Lack of appetite : İştahsızlık.

Lack of contrast : Bir görünçlüğün doğadaki, filmdeki ya da görüntülükteki aydınlık ve karanlık bölümleri arasında sertlik bulunmaması ya da pek az olması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sertlik eksikliği.

Lack of control : Kontrol edilmeyen durum. Denetim eksikliği. Başıboşluk. Disiplin eksikliği.

Lack of competition : Rekabet yokluğu. Tekelcilik. Rekabet eksikliği.

Lack of bias : Yanlılık yokluğu.

Lack of condition : Hamlık.

İngilizce Lack of knowledge Türkçe anlamı, Lack of knowledge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lack of knowledge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Innocence : Arılık. Suçsuzluk. Masumluk. Saflık. Cehalet. Masum olma. Kabahatsizlik. Günahsızlık. Safiyet.

Benightedness : Karanlık. Aydınlanmamış olma durumu. Cehalet.

Illiberalness : Kültürsüzlük.

Ignorantness : Görgüsüzlük. Cehalet. Eğitilmemişlik. Eğitimsizlik.

Dark : Akşam. Çepel. Gizli. Belirsizlik. Koyu renk. Cehalet içinde. Siyaha yakın. Koyu. İzbe.

Illiberality : Bağnazlık. Eli sıkılık. Cimrilik. Dar görüşlülük.

Illiteracy : Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Okuma yazma bilmeme. Cehalet. Deneyimsizlik. Abecesizlik oranı. Okuma yazma bilmezlik. Okumamışlık.

Darkness : Bilinmezlik. Karanlık. Belirsizlik. Loşluk. Koyuluk. Esrarengizlik. Gizlilik. Esmerlik. Körlük.

Unawareness : Farkında olmama. Gaflet.

Illiteracies : Cehalet. Okuma yazma bilmeme. Deneyimsizlik. Okumamışlık. Okuma yazma bilmezlik.

Lack of knowledge synonyms : nescience, darks, ignorance, unknowingness, inexperience, belatedness, cluelessness.