Lagger türkçesi Lagger nedir

  • Polis ihbarcısı.
  • Tankın sürücü bölmesi.
  • Polis muhbiri.

Lagger ingilizcede ne demek, Lagger nerede nasıl kullanılır?

Laggers : Polis ihbarcısı. Polis muhbiri. Tankın sürücü bölmesi.

Flagger : İşaretçi trafik görevlisi. İşaretçi trafik memuru. Işıklarda vb. trafiği idare eden trafik görevlisi.

Flaggers : İşaretçi trafik memuru. İşaretçi trafik görevlisi. Işıklarda vb. trafiği idare eden trafik görevlisi.

Lagged : İzoleli. Tahta kaplamak. Duraklamak. Gecikmek. Yalıtım malzemesi ile kaplamak. Geri kalmak. Gecikmeli.

Lagged chromosome : Anafaz esnasında bir ya da daha fazla sayıdaki kromozomun, kutuplara doğru hareketinin gecikmesi. Geri kalmış kromozom.

Lagged effect : Bir fonsiyonel ilişkide bağımsız değişkende ortaya çıkan bir değişmenin belirli bir dönem sonra bağımlı değişkende yarattığı etki. Gecikmeli etki.

Flagged : Pörsümek. Sarkmak. Bayrakla işaret vermek. Nefesi kesilmek. Bayrak çekmek. Monotonlaşmak. İşaretli. Bayraklı. Kaldırım taşı döşemek. Güçsüz kalmak.

Lagged dependent variable : Gecikmeli bağımlı değişken.

Lagged variable : Bir fonksiyonel ilişkide bağımlı değişkeni gecikmeyle etkileyen bağımsız değişken. Gecikmeli değişkenin zaman serisi modelinde bağlı değişkenin ait olduğu zaman döneminin bir öncesinin değerini alan değişken. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Gecikmeli değişken.

 

Lagged latent dependent variable : Gecikmeli örtük bağımlı değişken.

İngilizce Lagger Türkçe anlamı, Lagger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lagger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slowcoach : Ağırkanlı. Mankafa. Uyuşuk kimse. Ağırkanlı kimse. Uyuşuk tip. Miskin. Geri kafalı kimse. Hantal. Hımbıl. Uyuşuk.

Laggard : Tembel kimse. Yavaş ilerleyen. Ağır kimse. Haylaz. Ağır hareket eden. Tembel. Geri kalan. Nal toplayıcı. Ağır. Ağır hareket eden kimse.

Dawdler : Avare. Serseri. Aylak. Boş gezenin boş kalfası.

Layabout : Tembel. Boş gezenin boş kalfası. İşsiz güçsüz kişi. Serseri. Avare. Kaytarıcı. Haylaz. İşten kaçan. Aylak.

Straggler : Sona kalan. Başıboş hayvan. Gruptan ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Geride kalan. Döküntü. Türkümden ayrılan kimse. Sürüden ayrılarak kendi başına kalmış kimse. Avare. Birliğini kaybetmiş asker. Gruptan ayrılan kimse.

Snitch : Fitnelemek. Hakkında bilgi vermek. İspiyonlamak. Aşırmak. Çalmak. Gammazlamak. İhbar etmek. Yürütmek. İspiyon etmek.

Idler : Kaldırım mühendisi. Boş gezen. Boş gezenin boş kalfası. Haymana. Haylaz. Ara tekerleği. Boş gezen kimse. İşsiz. Aylak. Serseri.

Bum : Boş gezenin boş kalfası. Aylak aylak dolaşmak. Otlakçılık etmek. Dilenmek. Otlanmak. Otlakçılık yapmak. Anaforcu. Otlakçı. Aylaklık etmek. Dilenci.

Loiterer : Aylakça dolaşan kimse. Aylak dolaşan kimse. Başıboş dolaşan. Aylak. Boş gezen. Boş gezen kimse.

Lingerer : Uzatan kimse. Geciken. Aylak. Ayrılmak istemeyen kimse. Gitmek istemeyen kimse. Erteleyen kimse.

Lagger synonyms : strayer, putterer, potterer, loafer, slowpoke, plodder, stick in the mud, drone, poke, trailer, laggers, snitched, do nothing.

Lagger ingilizce tanımı, definition of Lagger

Lagger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A laggard.