Land on türkçesi Land on nedir
- Konmak.
- Çamur atmak.
- Azarlamak.
- Yere konmak.
- Suçu üzerine yıkmak.
- Yere inmek.
- Şamar oğlanı yapmak.
- İnmek.
- Suçlamak.
Land on ile ilgili cümleler
English: Our plane couldn't land on account of the dense fog.
Turkish: Uçağımız yoğun sis nedeniyle inemedi.
English: Mr Brown left for England on May 15.
Turkish: Bay Brown, 15 Mayıs'ta İngiltere'ye gitti.
English: I'm thinking of going to Disneyland on my next date with Jane.
Turkish: Bir sonraki buluşmamızda Jane'le birlikte Disneyland'a gitmeyi düşünüyorum.
English: He was the first man to land on the moon.
Turkish: Aya ayak basan ilk insandı.
English: Tomorrow, he will land on the moon.
Turkish: Yarın, aya inecek.
Land on ingilizcede ne demek, Land on nerede nasıl kullanılır?
Land : Arsa. Kişisel arazi. Kara parçası. İniş yapmak. Karaya ayak basmak. Karaya çıkmak. Ülke. Vatan. Arazi.
On : Giyilmiş. Olmakta olan. Hazır. Yanmak. İle. De. Açık. Esnasında. Devrede.
Land on the moon : Aya ayak basmak. Aya çıkmak.
Land on water : Suya indirmek.
Land a blow : Bir yumruk oturtmak. Taşı gediğine koymak. Taşı gediğine oturtmak.
Land a good contract : İyi bir sözleşme yapmak.
İngilizce Land on Türkçe anlamı, Land on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Land on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Perch : Tünek. Levrek. Tatlısulevreği. Oturmak. İlişmek. Tavukların geceleri uyuduğu, dinlendiği bölme. Tüneklemek. Tünemek.
Settle : Yerleşmek. Tünemek. Oturmak. Belirlemek. Durulmak. Kararlaştırmak. Çökelmek (sıvının içindeki katı maddeler). Yatışmak. Ömür boyu hak vermek. Ödemek.
Descend : Miras kalmak. Detaya inmek. Saldırmak. Baskın yapmak. Soyundan gelmek. Aşağı yuvarlanmak. Alçalmak. Madene inmek. Düşmek.
Admonish : Kulağını bükmek. Nasihat vermek. Hafiçe azarlamak. Öğüt vermek. İhtar etmek. Tembih etmek. Uyarmak. İhtar vermek. Nasihat etmek.
Accuse : Dava etmek. Suçlamada bulunmak. İtham etmek. Suçlama yöneltmek.
Cast aspersions upon somebody : İftira atmak.
Bespatters : Çamurlamak. Kirletmek. Lekelemek. Leke sürmek. Çamur sıçratmak. İftira etmek.
Descends : Soyundan gelmek. Düşmek. Sökün etmek. Miras kalmak. Saldırmak. Detaya inmek. Madene inmek. Aşağı yuvarlanmak. Üşüşmek. Alçalmak.
Brush down : Fırça çekmek. Üstünü fırçalamak. Fırçalamak.
Censuring : Cezalandırmak. Azar. Kınamak. Eleştirmek. Kınama. Sertçe eleştirmek. Tenkit etmek. Tektir etmek. Tekdir.
Land on synonyms : calumniating, debark, descended, alit, berates, calumniate, arraigned, admonishes, arraigning, admonishing, cast blame on, accuse of, sit down, calumniated, perched, alights, dismount, aspersed, censures, fling dirt at somebody, arraigns, blow up, alight, climbed down, charge, bad mouth, fling mud at, land, blames, perches, light, bring up, baste.

Bu kısımda Land on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Land on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Land on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Land on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.