Descend türkçesi Descend nedir

Descend ile ilgili cümleler

English: Americans descend from immigrants, and they are very patriotic.
Turkish: Amerikalılar göçmenlerin soyundan gelirler ve çok vatanseverdirler.

English: Ali started to descend the stairs.
Turkish: Ali merdivenlerden inmeye başladı.

English: All humans on Earth are descended from a common ancestor.
Turkish: Dünyadaki bütün insanlar ortak bir atanın soyundan gelirler.

English: He descended to stealing.
Turkish: O, çalmaya tenezzül etti.

English: Most Americans are descended from immigrants.
Turkish: Amerikalıların çoğu göçmen soyundan gelmektedir.

Descend ingilizcede ne demek, Descend nerede nasıl kullanılır?

Descend from : Türemek. Kalmak. Soyundan gelmek.

Descend from father to son : Babadan oğula geçmek.

Descend on : Hücum etmek. İnip saldırmak (düşmana). Üşüşmek. Çullanmak. Aniden saldırmak.

Descend upon : Üşüşmek. Üzerine hücum etmek. Üzerine çullanmak. Hücum etmek. Çullanmak. Üzerine üşüşmek.

Descendable : İntikal edebilir.

Descendants of abraham : Yahudi kimse. İbrahim peygamberin zürriyetinden olan kimse. İbrahim peygamberin soyu. İsrailli kimse. Musevi kimse.

 

Descendence : Çocuklar. Döl döş. Torunlar.

Descended : Miras kalmak. Baskın yapmak. Detaya inmek. Soyundan gelmek. Madene inmek. İnmek. Aşağı yuvarlanmak. Alçalmak. Saldırmak.

Descendants : Zürriyetler. Soylar. Füru. Gelecek nesiller. Altsoyu. Ahfad. Nesiller. Nesil. Kuşaklar. Bir kimsenin en uzak dereceye kadar olan tüm zürriyeti.

Descendant generation : Yeni kuşak. Bir bireye göre daha genç olan bireylerin (oğul, yeğen vb.) oluşturduğu kuşak.

İngilizce Descend Türkçe anlamı, Descend eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Descend ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get off : Çıkarmak. Arabadan inmek. Yollamak. -den inmek. Çıkmak. Yırtmak. Ayrılmak. Paçayı kurtarmak. İnmek (otobüs veya tren veya uçaktan).

Slump : Birden düşmek. Fiyat vb düşmek. Birdenbire düşmek. Toprak kaymak. Gevşemek. Yığılmak. Çöküp düşmek. Çökmek. -e yığılmak. Kaymak (toprak).

Be sired by : Çocuğu olmak.

Bastardize : Lekelenmek. Bozmak. Lekelemek. Piç etmek. Yozlaşmak. Değerini düşürmek. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Çarpıtmak saptırmak. Saptırmak.

Plop : Cup diye. Cup. Cumbadak. Cumburlop. Cup diye düşmek. Cumburtu. Cup diye ses çıkarmak. Lap. Suya düşen ağır bir cismin çıkardığı ses. Cup sesi.

Collapsing : Ciğerlerine hava gitmemek. Göçertme. Başarısız olmak. Cesaretini yitirmek. Suya düşmek. Çökmek. Göçme. Portatif olmak. Bozulmak.

Subside : Sakinleşmek. Durmak. Çökmek. Dibe çökmek. Geçmek. Yatışmak. Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur). Yığılmak. Oturmak (bina). Çökmek (toprak).

Assaulted : Hücum etmek. Saldırılmış. Tecavüz etmek. Irza geçmek.

 

Derogated : Karşı. Eksiltmek. İhlal etmek. Almak. Azaltmak. Küçümsemek. Bozmak. Küçülmek. Küçültmek.

Assaults : Irza geçmek. Tartaklamak. Üstüne varmak. Tecavüz etmek. Taarruz etmek. Saldırı. Hücum etmek.

Descend synonyms : roll down, rope down, locomote, cascade down, come, pours, decreased, alighted, deteriorates, aggresses, dismount, drop, catch, assailed, rappel, go into particulars, settle, alight, flocks, descended from, pile on, foraged, attacks, poured, abseil, assailing, attack, assails, blow in, come off, aggressed, cascade, aggressing.

Descend zıt anlamlı kelimeler, Descend kelime anlamı

Float : Yüzdürücü. Kurmak (şirket). Yüzertop. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Süzülmek. Batmadan yüzmek. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Su üzerinde durmak. Batmamak. Görüş almak.

Rise : Doğmak (güneş). Kabarmak. Doğmak. İyileşmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Doğma eylemi. Artış. Terfi etmek. Yukarı kalkmak. Yükseliş.

Ascend : Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tırmanmak. Yukarı çıkmak. Çıkmak. Artmak. Ağmak. Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Yükselmek. Ziyadeleşmek.

Descend antonyms : stay in place, refrain.

Descend ingilizce tanımı, definition of Descend

Descend kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To descend a ladder. The opposite of ascend. To come or go down in any way, as by falling, flowing, walking, etc. To incline downward. As, they descended the river in boats. To go down upon or along. To pass from a higher to a lower place. To move downwards. To pass from a higher to a lower part of. To plunge. To fall.