Subside türkçesi Subside nedir

  • Sakinleşmek.
  • Bitmeye yüz tutmak veya bitmek (öfke veya kavga vb).
  • Çökmek.
  • Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur).
  • Hafiflemek.
  • Alçalmak.
  • Yatışmak.
  • Oturmak (bina).
  • Çökelmek.
  • Yığılmak.
  • Durmak.
  • Dibe çökmek.
  • Durgunlaşmak (dalgalı deniz).
  • Geçmek.
  • Çökmek (toprak).

Subside ile ilgili cümleler

English: Weak foundations caused the house to subside.
Turkish: Zayıf temeller evin çökmesine yol açtı.

English: The flood began to subside.
Turkish: Sel alçalmaya başladı.

English: Her fever subsided.
Turkish: Ateşi yatıştı.

English: Tom's anger subsided.
Turkish: Tom'un öfkesi yatıştı.

Subside ingilizcede ne demek, Subside nerede nasıl kullanılır?

Subside into : İnmek. Düşmek.

Subsided : Çökmek. Sakinleşmek. Çökelmek. Dibe çökmüş. Geçmek. Yığılmak. Dibe çökmek. Alçalmak. Yatışmak.

Subsidence : Batma alanı. Oturma. Çökme. Batma. Göçme. Alçalma. Toprağa gömülme. Çöküş. Yatışma.

Subsides : Alçalmak. Oturmak (bina). Çökmek (toprak). Hafiflemek. Sakinleşmek. Durgunlaşmak (dalgalı deniz). Geçmek. Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur). Yatışmak. Durmak.

Bottom subsidence : Dip çökmesi. Yerin yersel olarak ya da geniş ölçüde alçalması.

Subsidiarty principle : Alt yetki ilkesi.

Subsidiary industry : Belirli ürün, parça ve hizmetleri ana sanayi işletmelerinin belirledikleri ölçü, biçim ve ölçünlere uygun olarak üreten üreticilerden oluşan sanayi. Yan sanayi.

 

Subsidiary centre : Bir kentin bellibaşlı tecim ve öteki gereksinmelerini karşılamakta güçlük çeken özeğinin yetersizliğini gidermek amacıyla, bu işlevlerden bir bölümünün taşındığı ikincil özek. Ek özek.

Subsidiary coins : Ufak para. Ufaklık para.

Subsidiary account : Tali hesap. Yardımcı hesap. Muavin hesap.

İngilizce Subside Türkçe anlamı, Subside eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Better : Islah etmek. Gelişmek. Daha yakşı. İyileşmek. Düzeltmek. Daha iyi yapmak. Daha iyi bir hale gelmek. Daha iyi bir hale getirmek. İyisimi. İyileştirmek.

Abide : Sabit durmak. Dayanmak. Beklemek. Dözmek. Uymak. Kurala uymak. Kalmak. Katlanmak. Sadık kalmak.

Cave in : Teslim olmak. Oymak. Göçürmek. Göçmek. Moralman çökmek. Açmak. Yıkılmak. Kazmak. Göçertmek.

Cowering : Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Korkudan sinmek. Çömelmek. Sinme. Sinen.

Bastardizing : Saptırmak. Kötüleştirmek. Çarpıtmak saptırmak. Alçaltmak. Yozlaşmak. Çarpıtmak. Dejenere etmek. Lekelemek. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Bozmak.

Betters : Düzeltmek. İyileştirmek. Geliştirmek. Daha iyi yapmak.

Quiet : Sessiz. Susunuz. Uslu. Dingin. Dinlendirici. Kandırmak. Sakin. Dindirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatıştırmak.

Be over : Miyadını doldurmak. Sona ermek. Kalmamak. Dolmak. Tamam olmak. Bitmek (kalmamak). Sonlanmak. Bitmek.

Moderates : Yumuşatmak. Hafifletmek. Başkanlık etmek. Ilıman. Azaltmak. Ilımlı. Ilımlılaştırmak. Yatıştırmak.

 

Ease off : Azalmak. İnmek. Yavaşlamak. Gevşetmek. Gerginliğini kaybetmek. Baskıyı azaltmak. Gevşemek.

Subside synonyms : abated, cool down, precipitated, cower, precipitates, crack up, be current, agglomerated, ceases, draw up, collapses, compose oneself, collapse, cease, be at a standstill, bank, abides, weaken, cave, conglomerated, deposit, been, bettering, accumulates, come to a halt, descended, lulled, lull, alleviates, become tranquilized, quiet down, go down, feel relieved.

Subside zıt anlamlı kelimeler, Subside kelime anlamı

Strengthen : Desteklemek. Kuvvetlenmek. Kuvvetlendirmek. Sağlamlaştırmak. Yaşam bulmak. Güçlenmek. Berkitmek. Pekitmek. Tahkim etmek. Yükseltmek.

Float : Kapama düzenini sağlayan metal ya da plastikten yapılmış suda yüzen top. Görüş almak. Dalgalanmak. Olta, ağ vb. avlanma aracının suda yüzmesini veya orta su kesiminde belli bir derinlikte kalmasını veya yüzmesini sağlamak doğal ve yapay mantar, içi hava dolu plastik, polyester, fiberglas malzeme, ağaç, sertleştirilmiş lastik ve strafor vb malzemelerden yapılandırılmış ve farklı biçimlerde olabile yapılar. Batmadan yüzmek. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Dalgalanmaya bırakmak (döviz kurunu). Yüzdürücü. Yüzmek.

Subside ingilizce tanımı, definition of Subside

Subside kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sink or fall to the bottom. To settle, as lees.