Subsides türkçesi Subsides nedir

  • Yığılmak.
  • Bitmeye yüz tutmak veya bitmek (öfke veya kavga vb).
  • Çökmek (toprak).
  • Durmak.
  • Dibe çökmek.
  • Hafiflemek.
  • Sakinleşmek.
  • Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur).
  • Çökmek.
  • Durgunlaşmak (dalgalı deniz).
  • Geçmek.
  • Yatışmak.
  • Çökelmek.
  • Oturmak (bina).
  • Alçalmak.

Subsides ingilizcede ne demek, Subsides nerede nasıl kullanılır?

Subside into : İnmek. Düşmek.

Subside : Durmak. Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur). Dibe çökmek. Çökmek. Çökmek (toprak). Alçalmak. Sakinleşmek. Oturmak (bina). Yatışmak. Yığılmak.

Subsided : Alçalmak. Sakinleşmek. Dibe çökmek. Geçmek. Çökmek. Yatışmak. Yığılmak. Çökelmek. Dibe çökmüş.

Subsidence : Alçalma. Batma alanı. Hafifleme. Dibe çökme. Yatışma. Çöküntü. Çöküş. Göçme. Oturma. Azalma.

Bottom subsidence : Yerin yersel olarak ya da geniş ölçüde alçalması. Dip çökmesi.

Subsidiary centre : Bir kentin bellibaşlı tecim ve öteki gereksinmelerini karşılamakta güçlük çeken özeğinin yetersizliğini gidermek amacıyla, bu işlevlerden bir bölümünün taşındığı ikincil özek. Ek özek.

Subsidiaries : Yan kuruluş. İştirakler. Bağlı kuruluşlar. Bağlı kimse. Bağlı ortaklık. Yardımcı. Bağlı ortaklıklar.

Subsidiary industry : Belirli ürün, parça ve hizmetleri ana sanayi işletmelerinin belirledikleri ölçü, biçim ve ölçünlere uygun olarak üreten üreticilerden oluşan sanayi. Yan sanayi.

 

Subsidiary accounts : Aynı konuya ilişkin sayışım bölümlerinin ayrı ayrı yanlıklarda açıklamalı olarak gösterilmesi. Muavin hesaplar. İkincil sayışımlar. Tali hesaplar.

Subsidiarty principle : Alt yetki ilkesi.

İngilizce Subsides Türkçe anlamı, Subsides eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cave in : Açmak. Oymak. Göçertmek. Göçmek. Göçürmek. Teslim olmak. Yıkılmak. Moralman çökmek. Kazmak.

Come down : Düşmek. Düşmek (fiyat). Fiyatı düşmek. Üstelemek. İnmek. Burnu sürtülmek. (fiyat) düşmek. Aşağı inmek.

Better : İlerletmek. Islah olmak. Düzeltmek. Daha iyi. Gelişmek. Daha iyi yapmak. Yakşırak. İyileşmek. İyileştirmek.

Come off the boil : Hızı kesilmek.

Accumulate : Toplanmak. Birikmek. Toplamak. Biriktirmek. Yığmak. Çoğalmak.

Derogated : Almak. Küçültmek. İhlal etmek. Küçümsemek. Bozmak. Küçülmek. Eksiltmek. Karşı. Azaltmak.

Deteriorates : Bozulmak (sağlık veya durum vb). Kötüye gitmek. Gerilemek. Fenalaşmak. Bozulmak. Bozmak. Kötüleştirmek. Durumu kötüye gitmek. Kötüleşmek.

Be at a standstill : Durgun olmak. Durmuş vaziyette olmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Duraklamış olmak. İşlemez halde olmak. Kesilmiş vaziyette olmak. Kesilmek.

Alleviates : Azaltmak. Teskin etmek. Kısmen gidermek. Azalmak. Dindirmek. Yüreğine su serpmek. Yatıştırmak. Hafifletmek. Bastırmak.

Collapsing : Düşmek. Suya düşmek. Cesaretini yitirmek. Portatif olmak. Yıkılmak. Göçertme. Başarısız olmak. Göçme. Ciğerlerine hava gitmemek.

 

Subsides synonyms : quiet, best, hushes, gravitating, bank up, quieted, crack, bank, precipitated, calm down, bests, price support, derogates, be, be transmitted, settles, abides, calming down, moderate, cave, conglomerate, abided, discontinued, cowers, collapse, precipitate, relaxes, quieting, gravitated, chill out, lessen, quiescent, been.

Subsides zıt anlamlı kelimeler, Subsides kelime anlamı

Strengthen : Pekitmek. Kuvvetlenmek. Desteklemek. Güçlendirmek. Kuvvet vermek. Berkitmek. Takviye etmek. Güçlenmek. Kuvvetlendirmek. Güç kazanmak.

Float : Piyasaya çıkarmak. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Süzülmek. Uçmak. Yüzmek. Dalgalanmak. Kurmak (şirket). Su yüzünde götürmek. Kapama düzenini sağlayan metal ya da plastikten yapılmış suda yüzen top. İçi boş karaçta ya da yakıtlıkta yakıt düzeyini denetleyen kapalı kutu.