Larder türkçesi Larder nedir

Larder ile ilgili cümleler

English: There is a lot of food in the larder.
Turkish: Ambarda çok gıda var.

Larder ingilizcede ne demek, Larder nerede nasıl kullanılır?

Larder or bacon beetle : Dermestidae ailesinde bulunan yaklaşık 1 cm boyunda, oval, siyah renkli, üst kısmı ince tüylerle örtülü kanatlı böcek türü, post kın kanatlısı, kiler böceği. bu böcek türü kurutulmuş bitki ve hayvan etlerinde yaşamakta ve larvaları et, balık, bağırsak, deri ve kemik unu gibi kurutulmuş hayvansal ürünlere zarar vermektedir. Kiler böceği. Pastırma böceği.

Larders : Kiler. Ambar. Erzak dolabı.

Larded : Süslenmiş (konuşma). Domuz yağı sürülmüş. Süslemek (konuşma). Domuz yağı sürmek.

Interlarded : Birbiriyle karıştırılmış. Karıştırmak. İçine karıştırmak. Birbirine entegre edilmiş. Çeşitlendirilmiş. Farklılaştırılmış. Eklemek. Değiştirilmiş. Süslemek.

Pollarded : Budamak.

Lard : Hayvansal yağ. Domuz yağı ile yağlamak. Domuz yağıyla yağlamak. Domuz iç yağı. Kuyruk yağı. Domuz yağı sürmek. Domuz yağı. Süslemek (konuşma).

Lard oil : Domuz yağı.

Lardy : Şişko. Domuz yağı ihtiva eden. Tombul. Domuz yağı içeren. Domuz yağına benzeyen. Dobişko. Şişman.

Lardaceous : Domuz yağına benzeyen. Domuz yağlı olan. Domuz yağı içeren.

 

Lardiest : Domuz yağı içeren. Tombul. Domuz yağına benzeyen. Şişman.

İngilizce Larder Türkçe anlamı, Larder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Larder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bin : Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Tahıl saklamak için kullanılan kap. Çöp kovası. Bidon. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çöp kutusu. Küçük depo. Teneke. Kömürlük. Yer.

Stowage : İstifleme yeri. İstifçilik. Depolama. Yükü istif etme. İstif ücreti. İstif. İstif yeri. İstif vergini. Kasa dairesi. Yük.

Still room : Damıtma odası. Kiler gibi küçük oda. Çay odası. İçki kileri.

Barns : Ahır. Sığır ahırları.

Granaries : Mahzen. Tahıl ambarı. Silo. Zahire ambarı. Hububat ambarı.

Cellars : Bodrum. Kav. Mahzen. Şarap stoku. Şarap stoğu. Bodrum kat. Şarap mahzeni. İçki mahzeni. Bodrum yer.

Cellar : Bodrum kat. Mahzen. Bodrum. Şarap mahzeni. Asıl sahnenin altında bulunan ve çoğu kez çalışmalarda kullanılan oyun alanı. Şarap stoku. Şarap stoğu. İçki mahzeni. Alt sahne.

Eights : Sekiz kişilik takım. Sekiz. Sekizli. 8. Sekiz rakamı (8, vııı).

Viands : Yiyecekler. Yiyecek içecek.

Depot : Birikim. Gar. Karargah. Alay komutanlığı. Küçük istasyon. Emanetçi. Cephanelik. Depo. Transit ticarette, gümrük vergisine konu olup, henüz vergi ve resimleri ödenmemiş malların korunduğu, gerektiğinde küçük tamamlayıcı işlemlerin yapıldığı, gümrük binaları yakınında bulunan, kamu veya özel kesimce işletilen bir tür depo. krş. genel antrepo, özel antrepo.

 

Larder synonyms : victuals, buttery, bins, eight, office, ambry, depositories, storage room, barn, entrepot, pantry, butlery, cellaring, provisions, hutch, granary, butteries, depository, pantries, provender, store cupboard, commissariat, storage bin, larders, storeroom, butleries, depositary, stillroom, aumbry.

Larder ingilizce tanımı, definition of Larder

Larder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room or place where meat and other articles of food are kept before they are cooked.