Leaching türkçesi Leaching nedir
- Süzme.
- Suda çözünenleri ayırma yıkaması.
- Filtre etme.
- Toprak yıkanması.
- Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır.
- Yıkama.
- Vida adımı.
- Katı yığını içindeki çözünebilen bileşenleri uygun çözücülerle yıkayarak çözünmeyenlerden ayırma.
- Kaplama.
- Liçing.
- Süzmek.
- Filtreleme.
- Yağmur sularının süzülmesiyle, bir toprak katından örgensel ve madensel tuzların eriyip daha aşağı gitmesi.
- Katıdan özütleme.
- Özütme.
Leaching ingilizcede ne demek, Leaching nerede nasıl kullanılır?
Heap leaching : Yığma liçi. Yığımlı sıvıda özütleme. Yığma çözündürme.
Bleaching : Ağartarak. Soldurma. Ağartma. Beyazlatma. Ağartıcı. Aklaştırıcı. Beyazlatıcı. Kasarlama.
Bleaching agent : Ağartıcı. Ağartma malzemesi. Beyazlatma maddesi. Kasar maddesi. Ağartma maddesi. Kumaşları veya başkaca malzemeleri beyazlatmak veya renksizleştirmek için kullanılan bileşim (çamaşır suyu gibi).
Bleaching lime : Kireçkaymağı. Kireç kaymağı.
Bleaching powder : Kumaşları veya başkaca malzemeleri beyazlatmak veya renksizleştirmek için kullanılan toz. Kireçkaymağı. Ağartıcı toz. Beyazlatma tozu. Ağartma tozu. Kireç kaymağı. Kireç kaynağı. Kasarlama tozu.
Gas bleaching : Gazla kaşarlama. Gazla ağartma.
Leached : Yıkanmış. Süzmek.
Cotton bleaching : Pamuk ağartma.
Continuous bleaching : Kesintisiz ağartma. Kontinü beyazlatma.
Leachiest : En geçirgen. En gözenekli.
İngilizce Leaching Türkçe anlamı, Leaching eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leaching ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Distill : Damlamak. Damla damla akıtmak. Saflaştırmak. Biçimlenmek. Özünü almak. Özünü çıkarmak. Taktir etmek. Ayrıştırmak. Damıtmak. Damlatmak.
Infiltrations : Sızma. Süzülme.
Bolt : Fırlamak. Sürgülemek. Cıvatalamak. Tavan saplaması. Çekilmek (partiden). Sürmelemek. Sürgü. Tüymek. Çiğnemeden yutmak. Elemek.
Draining : Boşaltma. Süzdürme. Akıtma. Bezdirici. Dökme. Yorucu. Fazlalık suyu boşaltma işi. Süzgeçten geçirme. Bıktırıcı.
Irrigations : Sulama. Antiseptik suyla yıkama. İrigasyon. Sulama (toprağı). Lavaj.
Action : Amel. Aksiyon. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Olaylar dizisi. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon. bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü. atın bacaklarının hareketi. Başla. Savaş. Yapılan şey. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç.
Activity : İşleklik. Eylem. Etkiniik. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. Faaliyet. İşlem. Hareketlilik. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapılan işler.
Covert : Saklanılan yer. Kuşlak. Örtülü. Gizli. Sığınak. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Örtü tüyü. Avlak. Kuşlarda kanat tüylerini örten tüy. Av kuşlarının saklandığı sık örtü.
Filtrating : Süzülmüş sıvı. Filtreden geçirmek. Filtreden geçirme.
Blockout : Bir objenin bir bölümünü veya tamamını kapatan ve bir etki veya reaksiyonu engelleyen koruyucu kaplama (boya kaplamasının suyun geçişini engellemesi gibi). Radyo iletişiminin kesilmesi.
Leaching synonyms : natural process, natural action, decantation, filtration, lavage, contemplates, eyeing, distills, infiltration, lustration, bolts, contemplating, lavation, strained, decants, permeation, bolted, permeations, coat, lavages, cowl, leach, rinse, screw pitch, rinsing, contemplate, casement, translavation, leaches, casings, clarifies, coverts, pitches.

Bu kısımda Leaching kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leaching ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leaching anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leaching ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.