Leading edge türkçesi Leading edge nedir

  • En ön kısım.
  • (uçaklarda) hareket yönüne doğru bakan uçak kanadı kenarı.
  • Hücum kenarı.
  • Ön kenar.
  • Önde gelen kenar.
  • (yamaç paraşütünde) hücum kenarı.
  • Ön tarafa gelen kenar.
  • Hücüm kenarı.
  • Ön cephe.

Leading edge ingilizcede ne demek, Leading edge nerede nasıl kullanılır?

Leading : Ana. Kılavuzluk eden. Temel. Öncülük eden. Önemli. En önemli. İma. Kurşun çerçeve. Yöneten. Kurşun kaplama.

Edge : Yavaş yavaş ilerletmek. Kenar yapmak. Kenar çizgisi. Keskinleştirmek. Kıyı. Kenarlarını belirginleştirmek. Köşe. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Yan yan ilerlemek. Eşik (kıyamet veya sorun vb).

Leading edge of a pulse : Darbenin ön kenarı.

Aileron leading edge : Kanatçık hücum kenarı.

Card leading edge : Kart ön kenarı. Kart girişi kenarı. Kart giriş kenarı.

Leading article : Başyazı. Müşteri çekici ucuz mal. Başmakale.

İngilizce Leading edge Türkçe anlamı, Leading edge eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leading edge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frontages : Binanın cephesi. Cephe uzunluğu. Arsanın göle bakan tarafı. Arsanın sokağa bakan tarafı. Arsanın nehire bakan tarafı. Cephe. (bina) cephe. Arsanın yola bakan yüzü. Önyüz.

Frontage : Önyüz çizgisi. Önyüz. Bina cephesi. Arsanın yola bakan yüzü. (bina) cephe. Binanın cephesi. Bina ile yol arasındaki arsa. Cephe. Cephe uzunluğu. Arsanın göle bakan tarafı.

 

Facade : Dış görünüş. Cephe. Aldatıcı görünüm. İlüzyon. Bina cephesi. Yanılsama. Fasat. Yanıltıcı. Binanın ön yüzü.