Frontage türkçesi Frontage nedir

  • Arsanın göle bakan tarafı.
  • Bina ile yol arasındaki arsa.
  • Yüz.
  • Bina cephesi.
  • Arsanın sokağa bakan tarafı.
  • Binanın cephesi.
  • Bir yapının ön yüzünün bir yola ya da yaya kaldırımına ne ölçüde yakın olabileceğini belirleyen sınır çizgisi.
  • Ön cephe.
  • Cephe uzunluğu.
  • Önyüz çizgisi.
  • Arsanın yola bakan yüzü.
  • Arsanın nehire bakan tarafı.
  • Cephe.
  • (bina) cephe.
  • Önyüz.

Frontage ingilizcede ne demek, Frontage nerede nasıl kullanılır?

Have a frontage on : Bakıyor olmak. Bakmak. Cepheli olmak.

Side frontage : Yan yüz. Yan cephe.

Frontager : Yol kenarında mülkü olan kimse. Nehir kıyısında arazisi olan kimse. Komşu yapı. Aynı sokak üzerinde, aralarında başka yapı bulunmayan ya da yan duvarları birbirine bakan iki yapıdan biri.

Frontages : Cephe. Cephe uzunluğu. Önyüz. Bina ile yol arasındaki arsa. Arsanın nehire bakan tarafı. Arsanın yola bakan yüzü. (bina) cephe. Ön cephe. Arsanın sokağa bakan tarafı. Binanın cephesi.

Frontad : Öne doğru (zooloji).

Frontal section : Frontal kesit. Vücudu sırt ve karın bölgelerine ayıran boyuna kesit.

Frontal : Alın. Alna ait. Cephe+. Mihrap örtüsü. Cephesel. Ön. Alın+. Alın kemiği. Cepheye ait.

Frontal bone : Alın. Alın kemiği.

Frontalis : Alna ait, alınla ilgili olan. Frontalis.

Frontal attack : Cephe saldırısı. Cephe taarruzu. Doğrudan saldırı. Önden saldırı. Cepheden taarruz.

 

İngilizce Frontage Türkçe anlamı, Frontage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frontispiece : Binanın yüzü. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. Kitabın başındaki resimli sayfa. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa.

Recto : Bir kitabın sağ tarafta olan sayfaları. Bir kitapta, genellikle tek sayılarla numaralanan ve sağ yanda kalan sayfa. bir yazmada, genellikle tek sayılarla numaralanan ve sol yanda kalan sayfa. Sağ sayfa. Sağ taraftaki sayfa.

Front : Önde bulunan. Karşı olmak. Yaygın ve etkin politik hareket. İle karşı karşıya olmak. Paravana. Öndeki. Önderlik etmek. Yönelmek. Yol göstermek. En ön yer.

Aspect : Tek tarafı. Maruziyet. Tavır. Yüz ifadesi. Çehre. Bir yanı. Bakım. Bakı. Yön.

Aspects : Görünüş. Hal. Yön. Görünüm. Çehre. Bakış açıları. Tavır. Görüş. Bakım.

Exposures : Sergileme. Bırakma. Maruz kalma. Ortada bırakma. Açığa çıkarma. Poz. Teşhir. Ortaya çıkarma. Açıkta bırakma.

Countenances : Uygun görmek. Destek. Tasvip etmek. Desteklemek. Onama. Müsamaha etmek. Yüz vermek. Denge. Göz yummak.

Facade : Aldatıcı görünüş. Bina yüzü. Yapılarda ön cephe. Binanın ön yüzü. Binanın önü. Yanılsama. İlüzyon. Fasat.

Side : Taraftar. Yanındaki. Taraf tutmak. Yön. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Desteklemek. Yandaki. Çalım. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Kenar.

Cheek : Avurt. Küstahlık etmek. Arsızca konuşmak. Yanakların elmacık kemiğinden çene kemiğine kadar olan ve ağız boşluğu hizasına gelen kısmı. Biyoloji, gramer alanlarında kullanılır. Arsızlık. Cüret. Yanak. Yüzsüz olmak.

 

Frontage synonyms : features, brow, front line, front facade, frontal, battle front, leading edge, facial, face, countenance, frontispieces, facials, forefront, exposure, cheeking, cast of features, building line, fronts, extent, face plate, battlefront, frontages, faceplate.

Frontage zıt anlamlı kelimeler, Frontage kelime anlamı

Rear : Arkadaki. Yükselmek. Beslemek. Büyütmek. Kaldırmak. Bakmak. Dikmek. Geri. Art. Yükseltmek.

Frontage ingilizce tanımı, definition of Frontage

Frontage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Extent of front. The front part of an edifice or lot.