Leave somebody in the lurch türkçesi Leave somebody in the lurch nedir

  • Yüzüstü bırakmak.

Leave somebody in the lurch ingilizcede ne demek, Leave somebody in the lurch nerede nasıl kullanılır?

Leave : Sorumluluğuna bırakmak. Ayrılmak. Kalkmak. İzin. Bakımına bırakmak. Terketmek. Ruhsat. Terk etmek. Çıkmak. Bırakmak.

Somebody : Kimse. Birisi. Kimisi. Önemli birisi. Bazısı. Bir kimse. Önemli kimse. Biri. Şahsiyet.

In : İçine. İçeri doğru yönelen. Çok moda olan. De. İçeri. İçeriye. İktidardaki. İçinde. Da. Mevsimi gelmiş.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Lurch : Sallanmak. Yalpalamak. Sallana sallana yürümek. Gidip gelmek (sarkaç gibi iki nokta arasında). Yalpalama. Birdenbire sallanma. Zor durum. Sendelemek. Yalpalayarak yürümek. Yalpa.

Leave someone in the lurch : Birini yüzüstü bırakmak. Zor durumda bırakmak. Güç zamanda bırakmak. Birini yarı yolda bırakmak.

Leave somebody wondering : Merakta bırakmak.

Leave somebody to oneself : Kendi başına bırakmak. Yalnız bırakmak.

Leave in the lurch : Yüzüstü bırakmak. Yardımsız bırakmak. Zor durumda terketmek. Yalnız bırakmak. Terk etmek. Yarı yolda bırakmak. Yaya bırakmak. Yüz üstü bırakmak. Zor durumda bırakmak.

 

İngilizce Leave somebody in the lurch Türkçe anlamı, Leave somebody in the lurch eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Leave somebody in the lurch ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deserting : Bırakmak. Taraf değiştirmek. Firar etmek. Terketmek. Çöl. Ayrılmak. Kaçmak. Terk etmek. Issız.

Jilt : Evlilikten caymak. Bırakmak. Terketmek. Terketmek (sevgilisini). Reddetmek. Evlenmekten vazgeçmek. Sevgiliyi reddetmek. Fındıkçı kız. Sevgilisini terkeden kız.

Forsakes : Terk etmek. Bırakmak. Terketmek. Vazgeçmek.

Desert : Terketmek. Ayrılmak. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Çöl. Kaçmak. Taraf değiştirmek. Firar etmek. Issız.

Leave in the lurch : Yardımsız bırakmak. Terk etmek. Yalnız bırakmak. Zor durumda terketmek. Yarı yolda bırakmak. Yüz üstü bırakmak. Zor durumda bırakmak. Yaya bırakmak.

Abandon : Kesmek. Başlı-başına koymak. Taşkınlık. Kendinden geçme. Çıkıp gitmek. Koyup gitmek. Başından atmak. Kendini tamamıyla vermek. Vazgeçmek.

Abandons : Kesmek. Terketmek. Boşlamak. Viran hale getirmek. Terk etmek. El etek çekmek. Vazgeçmek. Bırakmak. Yarıda kesmek.

Turn somebody adrift : Kendi haline bırakmak. Ortada bırakmak.

Let down : Sütün indirilmesi. Beklentileri boşa çıkarmak. Hayal kırıklığı. Kandırmak. Boyunu uzatmak. Hayal kırıklığı yaşatmak. İndirmek. Boşa çıkarmak. Yüzünü kara çıkarmak.

Walk out on : Bırakmak. Terk etmek. Terketmek.

Leave somebody in the lurch synonyms : jack in, desert a sinking ship, walk on, turn adrift, forsake.