Lectureship türkçesi Lectureship nedir
- Okutmanlık.
- Lektörlük.
Lectureship ingilizcede ne demek, Lectureship nerede nasıl kullanılır?
Lectureships : Lektörlük. Okutmanlık.
Course of lectures : Konferans serisi.
Lectures : Uyarmak. Konferanslar. Azarlamak. Ders anlatmak. Öğütler vermek. Konferans vermek. Ders vermek.
Lecture hall : Amfi. Amfiteatr. Derslerin yapıldığı büyük oditoryum (genellikle yüksekokulda veya üniversitede).
Lecture method : Sınıf içi çalışmalarda öğretmenin daha çok etkin olmasını gerektiren, öğretim programında yer alan konuların anlatılıp açıklanmasını öğretmenden bekleyen ve yine öğretmenin uyandıracağı ilgi ile öğrencilerin duygu, düşünce ve görüşlerinde istenilen gelişmelerin sağlanmasını öngören geleneksel bir öğretim yöntemi. Anlatma yöntemi.
Lecture room : Konferans salonu. Okuma odası.
Deliver a lecture : Konu anlatmak. Ders vermek. Konferans vermek. Ders anlatmak.
Lecture theatre : Amfiteatr. Amfi.
Lecture notes : Ders notları. Konuşma notları.
Lecture theater : Amfi.
İngilizce Lectureship Türkçe anlamı, Lectureship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lectureship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Place : Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sıra. Basamak. Statü. Oturtmak. Anımsamak. Vermek (para). Yazdırmak. İş. Mahal.
Readership : Doçentlik (ingiliz ingilizcesi). Doçentlik. Okur sayısı. Okuyucular. Okurlar. Okuyucu sayısı.
Berth : Açıklık. Rıhtıma yanaşmak. Görev. Yatacak yer bulmak. Palamarla bağlamak. Yatak. Rıhtıma bağlamak. Gemici ranzası. Limana girmek. Demir yeri.
Instructorship : Eğiten bir kimsenin konumu veya görevleri. Öğretmenlik. Eğitmenlik.
Post : Bilgi vermek. Direk. Makam. Sonra. Bildirmek. Afişe etmek. Sonraki. Posta. İlan yapıştırmak. Sonrası.
Spot : Televizyonda çok kısa süreli sözlü ve görüntülü tanıtı. Işıldak. Leke. Nokta yapmak. Seçmek. Beneklemek. Alacalamak. Lekelenmek. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek. Peşin işlem.
Situation : Görev. Halet. Ekmek kapısı. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Mevki. Yağday. Durum. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Şartlar.
Readerships : Okuyucular. Okurlar. Doçentlik. Doçentlik (ingiliz ingilizcesi). Okur sayısı. Okuyucu sayısı.
Billet : Kışla. Vazife. Konak yeri. Pusula. Konaklatmak. Baraka. Konaklatmak (askeri terim). Kütük. Çelik çubuk. Not.
Lectureship synonyms : lectureships, instructorships, position, office.
Lectureship ingilizce tanımı, definition of Lectureship
Lectureship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office of a lecturer.

Bu kısımda Lectureship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lectureship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lectureship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lectureship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.