Legem türkçesi Legem nedir

Legem ingilizcede ne demek, Legem nerede nasıl kullanılır?

Secundum legem : Temel yasa tarafından kararlaştırılam genel düzenlemeleri detaylandıran talimat.

Allegement : Sav. İddia.

Ex lege : Yasal otorite tarafından. Kanun gereğince.

Lege : Yasa. Kural (hukuk terimi). Nizam. Kanun.

Legend : Masal. Gösterge. Harita imleri. Yazıt. Söylence. Açıklamalar. Dinsel nitelikleri olan erkek ve kadınlarla ilgili olaylarla, kutsal varlıklarla ilişkili hayvan, bitki ve nesneleri konu alan masal türü. bk. yerel söylence, tarihsel söylence, nedenli söylence. Mit. Kısa yazı. Efsane.

Legendary : Dillere destan. Söylencesel. Ünlü. Masalımsı. Efsanevi.

Legendentry : Göstergegirdisi. Göstergegirişi.

Legendre polynomial : Legendre çok terimlisi. Legendre çokterimlisi.

Legendkey : Göstergeanahtarı. Göstergetuşu.

Legendarily : Efsanevi bir şekilde. Masalca. Dillere destan olan bir şekilde. Efsanevi bir biçimde. Efsanevice.

İngilizce Legem Türkçe anlamı, Legem eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Legem ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Journal : Saptanılması gereken işlemleri günlemleri sırası ve ayrımları ile düzenli olarak belirten yazılık. Bülten. Seyir defteri. Dergi. Gazete. Şaft yatağı. Mecmua. Yevmiye defteri. Günlük yazılık. Gündem.

 

Constitution : Hayvanların morfolojik yapısı ve fizyolojik işlevlerinin karşılıklı ve uyumlu olması sonucu vücudun çevre etkilerine gösterdiği direnç ve uyum yeteneği, konstitüsyo, konstitüsyon. Oluşum. Bünye. Tüzük. Jimnastik, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Esas kanun. Bileşim. Kurma. Karakter.

Position : Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Fikir. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Memuriyet. Konumlanmak. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Koymak. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Rütbe. Durmak (bir yerde).

Guide line : Germe teli. Tüzük. Kılavuz. Herhangi bir şeyi sağlamlaştırmada kullanılan ince germe teli.

Ordinance : Yasa. Ayin. İçtüzük. Alın yazısı. Hüküm. Emir. Buyruk. Ferman.

Ordinances : Ferman. Yazgı. Alın yazısı. Ayin. Talimatname.

Accounting system : Muhasebe sistemi. Sayışımın bölümlenmesindeki yazılıklarda işlemlerde uygulanan yöntem. Sayışmanlık dizgesi.

By laws : Tali şehir yasası.

Daybook : Yevmiye defteri. Hatıra defteri. Günlük. Ajanda. Satış defteri. Günlük defter. Kasa defteri.

Book of account : Muhasebe defteri. Şirket işlemleri ve muhasebe kayıtlarının tutulduğu defterler. Muhasebe defterleri.

Legem synonyms : cost ledger, fernand leger, method of accounting, bylaw, places, accounting, maxim, ordonnance, legi, status, standing orders, positions, record, rules, book, ledger, disposition, standing order, code, statutes, guidelines, regulation, subsidiary ledger, law, precept, place, norm, account book, general ledger, statues, rule, formula, fundamental.