Levee türkçesi Levee nedir

  • Kabul töreni.
  • Tump.
  • Set.
  • Koruma seddesi.
  • Nehir taşmasına karşı set.
  • Nehir kenarı set.
  • Su seti.
  • Sedde.
  • Taş yığını.
  • Kabul merasimi.
  • Resmi kabul.
  • Rıhtım.
  • Taşmayı önleyen set.

Levee ile ilgili cümleler

English: The levee kept the floodwater back.
Turkish: Su seti seli geri tuttu.

Levee ingilizcede ne demek, Levee nerede nasıl kullanılır?

Leveeing : Su seti. Koruma seddesi. Taş yığını. Taşmayı önleyen set. Tump. Rıhtım. Nehir taşmasına karşı set. Set. Resmi kabul. Nehir kenarı set.

Leveen shunt : Leveen şantı. Periton-toplardamar şantı.

Levees : Set. Resmi kabul. Koruma seddesi. Su seti. Nehir taşmasına karşı set. Rıhtım. Taş yığını. Taşmayı önleyen set. Tump. Kabul töreni.

Leveche : İspanya kuru siroko rüzgarı.

Level : Mantıklı. Seviye. Kademe. Dengeli. Yatay. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Eşit düzeye getirmek. Düzgünleştirmek. Seviyeli. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri.

Level adjustment : Düzey ayarı.

Level of analysis : Analiz seviyesi. Analiz düzeyi.

Level indicator : Düzey göstergesi. Seviye göstergesi.

Level meter : Seviye ölçer. Bir hazne içindeki tanecikli maddenin veya sıvının düzeyini belirlemek ya da ölçmek için kullanılan iyonlaştırıcı ışınımlı ölçüm aygıtı. Düzeyölçer.

 

Level headed : Sakin. Dengeli. Sağgörülü. Kendi halinde. Akılcı. Mantıklı. Aklı başında. Mantıklı düşünen.

İngilizce Levee Türkçe anlamı, Levee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Levee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dams : Yavaşlatıcılar. Barajlar. Baraj. Engel. Toplama havuzu. Anne hayvan. Hazne.

Rubbles : Blokaj için kullanılan taşlar. Yapı enkazı. Enkaz. Blokaj taşları. Taş dolgu. Moloz çakıltaşı. Döküntü. Yapı molozu. Moloz.

Docks : İskele. Uzayda başka gemiye kenetlemek. Doka çekmek. Kısaltmak. Uzayda kenetlenmek. Kuyruğunu kısaltmak. Kesmek. Rıhtıma yanaşmak. Azaltmak.

Barriers : Antartika'daki buz engeli. Duvar. Çit. Radyasyon emen bariyerler. Korkuluk. Engeller. Engel. Bariyer. Start sınırı.

Jutty : Çıkma odalı. Dalgakıran. Çıkıntılı. Mendirek.

Embankment : Toprak dolgu. Bent. Dolgu. İmla. Set yapma. Yapay dolgu. Dolma. Toprak set.

Causeway : Alçak veya sulak kesimler yahut sığ sular üzerinden geçen yükseltilmiş yol. Kazıklı yol (göl veya bataklık üzerinden geçen). Geçit. Bataklıktan geçen yol. Dolgu yol. Bozuk arazide yapılmış geçit. Geçit yol. Şose. Sedde üstü yolu.

Barrage : Bent. Yoğun yaylım ateşi. Yaylım ateşi. Baraj. Yağmur. Nehir barajı. Engel. Engelleme ateşi. Soru yağmuruna tutmak.

Reception : (cep telefonu için) çekme veya sinyal. Alma. Alış. Alınma. Kabul. Karşılama. Tepki. Tv yayını alma. Resepsiyon.

Water gate : Su bendi kapısı. Set kapısı. Su kapağı. Baraj. Kapak. Bent kapağı.

Levee synonyms : dock, landing stage, jetties, initiations, barrier, dam, bunder, leveeing, dikes, initiation, impoundments, barrages, embankments, bulkhead, rubble, seawall, receptions, jetty, dike, impoundment, bunds, cairn, bund, seawalls, berm, ferry, landing place, bulkheads, banks, berms, a set of, bank, keelage.

 

Levee ingilizce tanımı, definition of Levee

Levee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To keep within a channel by means of levees. As, the levees along the Mississippi. An embankment to prevent inundation. As, to levee a river. The act of rising. Sometimes, the steep bank of a river. To attend the levee or levees of.