Level of welfare türkçesi Level of welfare nedir

  • Refah düzeyi.

Level of welfare ingilizcede ne demek, Level of welfare nerede nasıl kullanılır?

Level : Kademe. Amaç olarak seçmek. Yatay. Düzeçlemek. Yerle bir etmek. Ölçülü. Düz. Bir aygıtın ya da cismin yatay olup olmadığını gösteren araç. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Mantıklı.

Of : -den. -in. Yüzünden. In. -li. Hakkında. Li. İle ilgili. -dan. -den övünerek bahsetmek.

Welfare : İyilik. Mutluluk ve sağlık içinde yaşama. Bolluk, rahat ve varlık içinde bir yaşam sürdürme. Mutluluk. Refah. Sosyal yardımlaşma. Sıhhat. Rahat. Yoksullara yardım. Esenlik.

Level of analysis : Analiz seviyesi. Analiz düzeyi.

Level of aspiration : İstek düzeyi. Umu düzeyi. Bir kimsenin ya da bir kümenin, belli bir etkinlik sonunda elde etmeyi düşündüğü başarıya ilişkin umu (emel) ya da isteğinin derecesi.

Base level of erosion : Erozyon taban seviyesi. Taban düzeyi. Bir akarsuyun, aşındırma ile erişebileceği en alçak sınır.

Level of erosion : Akarsuların aşındırma yapabildiği en aşağı düzey. Aşınma taban düzeyi.

Level of confidence : Güvenirlilik düzeyi. Güvenin düzeyi.

Level of heading : Başlık düzeyi.

Level of intensity : Bir duygunun, bir düşüncenin, bir kanının, bir tutumun benimsenme ya da benimsenmeme düzeyi. Yoğunluk düzeyi.