Libras türkçesi Libras nedir
- Terazi.
- Mizan.
- Eski roma'da yaklaşık olarak 12 onsa eşit olan ağırlık birimi.
- Muvazene.
- Terazi burcu.
- Denge.
- Terazi takımyıldızı.
Libras ile ilgili cümleler
English: The blouse costs twelve libras.
Turkish: Bluzun maliyeti on iki paund.
Libras ingilizcede ne demek, Libras nerede nasıl kullanılır?
Libra : Terazi takımyıldızı. Muvazene. Denge. Terazi burcu (astronomi terimi). Mizan. Terazi. Terazi takımyıldzı (astronomi terimi). Terazi burcu.
Librarian : Kitaplıkçı. Kitaplık görevlisi. Kitaplıkbilimci. Kütüphane müdürü. Kitaplıklarda her türlü işin yürütülmesini sağlayan, kitaplıkbilim öğrenimi görmüş kişi. Kitaplık programları. Kütüphane memuru. Kütüphaneci.
Librarians : Kütüphaneciler. Kütüphaneci.
Librarianship : Kütüphanecilik. Kitap sayısını çoğaltmanın, kataloglayıp sınıflandırmanın ve okuyucuları kitaptan yararlandırmanın kurallarını saptamak, her türlü kitaplık sorununa çözüm yolları bulmak ve kitaplıkla ilgili uygulamaların kuramını yapmakla uğraşan bilgi dalı. Kitaplikbilim.
Libraries : Kitaplıklar. Çalışma odası. Kütüphaneler. Kütüphane. Kitaplık.
Library : Belgelik. Çalışma odası. Bir bilgisayar dizgesinde kullanıma hazır biçimde tutulan izlence ve yordamlar yopluluğu. kitaplık sözcüğü de kullanılır. Kütüphane binası. Yordamlık. Kuruluş amaç ve görevine uygun kitap, film, plak vb. gibi her türlü düşünce ve sanat ürününü toplayan, düzenleyen ve genel olarak karşılık gözetmeden ve ayrım yapmadan okurların yararına sunan kurum. Kitaplık. Kitap satılan yer. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kütüphane.
Library binding : Kitaplık cildi. Kitapların uzun süre kullanılmalarını sağlamak amacıyla yapılan çok sağlam cilt.
Library automation : Kütüphane otomasyonu.
Library of congress : Abd ulusal kütüphanesi. Kongre kütüphanesi.
Library folklorist : Alan araştırması yapmadan, yalnız halkbilimsel yayınlara dayanarak çalışmalar yapan bilim adamı. bk. halkbilim alan araştırması, halkbilim. Kitaplık halkbilimcisi.
İngilizce Libras Türkçe anlamı, Libras eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Libras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Weighing machine : Kantar. Özellikle ağır yükleri tartmaya yarayan kantar. Baskül. Büyük baskül. Tartı.
Equalizing : Balans ayarını yapmak. Eşitleme. [#dengeleme Dengelemek]. Eşdeğerleme. Beraberlik golü atmak. Dengeleme. Birbirine eşit hale getirme. Eşitlemek.
Liberalist : Liberal. Liberalizmi destekleyen kimse. Erkinci. Liberal kimse. Özgürlükçü ve ilerici görüşleri olan kimse.
Equipoise : Karşı ağırlık. Kararlılık. Dengede tutmak. Karşı eşit kuvvet. Denge unsuru oluşturmak.
Bascule : Kapak. Baskül. Kantar. Bir tarafı yükselirken diğer tarafı alçalan aparat (genellikle hareketli köprülerde kullanılır).
Equalization : Eşitlik. Beraberlik. Uyuşma. Dengeleme. Tevzin. Ses frekansının değiştirilmesi. Balans ayarı yapma. Denkleştirme. Eşdeğerleme.
Trial balance : Muvakkat bilanço. Büyük mizan. Büyük defterdeki borç ve alacakların birbirini tutup tutmadığını denetleme. Geçici mizan. Geçici bilanço. Bir işletmenin ticari durumunu, etkinliğinin genel sonuçlarını gösteren ve belirli zamanlarda hazırlanan hesap özeti. Sağlama. Küçük mizan.
Aplomb : Kendine güvenme. Kendine güven. Kendini tutma. Dikeylik. Tutarlılık. Soğukkanlılık. Dimdik durma. Özgüven. İrade gücü.
Counterpoises : Denge ağırlığı. Karşılamak. Denkleştirmek. Karşı ağırlık. Eşit kuvvetle karşı koymak. Denk. Eş ağırlık. Dengelemek. Tay.
Balance : Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Bilanço. Denk gelmek. Son kalıntı. Bilgisayar, fizik, gitar, jimnastik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. fiziksel denge : bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. güzelduyusal denge : sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir. Dengeyi sağlamak. Düşünmek. Kıyaslamak. Denklik.
Libras synonyms : armchair liberal, neoliberal, balances, adult, libra, libration, broad minded, a pair of scales, equipoises, equilibria, progressive, broad, equilibrate, temperaments, whig, counterpoise, equilibrates, temperament, aplombs, equalisation, balancing, pluralist, tolerant, countenance, grownup, the scales, equations, adjusted trial balance, equilibrium, stability, equalising, work sheet, scales.
Libras zıt anlamlı kelimeler, Libras kelime anlamı
Juvenile : Jüvenil. Jön. Gençlik. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Genç erkek rolü. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Olgunlaşmamış. Yavru. Gençliğe ait.
Conservative : Göze çarpmayan. Korunumlu. Ölçülü. Tutucu kimse. İhtiyat. Yalın. Önlemli. Koruyucu. Konservatif.
Narrow minded : Geri kafalı. Eski kafalı. Dar görüşlü. Bağnaz.

Bu kısımda Libras kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Libras ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Libras anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Libras ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.