Lictor türkçesi Lictor nedir

Lictor ingilizcede ne demek, Lictor nerede nasıl kullanılır?

Lictors : Baltacı.

Inflictor : Dayatan (başka bir kimseye hoş olmayan bir şey). Mecbur kılan. Zorlayan.

Flagrante delicto : (latince) suç üstü. Cürmümeşhut. Suçüstü. Suç işlerken. Bir suçun tam ortasında.

In flagrante delicto : Bir suç işlenirken. Eylem halinde. Cürmü meşhut halinde. Suçüstü. İş üstünde. Bir suçun işlendiği anda.

In pari delicto : Eşit kusurlu. İki tarafında adaletsiz ve ihmalkar kusurlar işlemesi durumu (latince). Eşit kusur. İki tarafın da eşit şekilde kusurlu olduğu durum.

Afflictively : Acı vererek. Eziyet ederek. Gerilim yaratarak. Acı veren bir biçimde. İşkence edercesine. Üzücü bir şekilde.

Afflicting : Üzmek. Kaygı vermek. Istırap vermek. Acı vermek. Sarsmak. Sıkıntı vermek. Başına bela olmak. Eziyet etmek.

Afflictions : Keder. Üzüntü. Dert. Üzme. Izdırap. Bela. Ağrı. Felaket. Acı. Istırap.

Afflicted with : Tutulmuş. Uğramış. (afete vb) uğramış. Dertli ( den yana).

Affliction : Sıkıntı. Üzüntü. Acı. Dert. Felaket. Üzme. Istırap. Ağrı. Bela. Izdırap.

İngilizce Lictor Türkçe anlamı, Lictor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lictor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Triumph : Zafer kazanmak. Yenmek. Yengi. Zaferi kutlamak. Galip gelmek. Utku. Zafer. Muzaffer olmak. Zafer alayı. Övünmek.

Md : İdare müdürü. İdari müdür. (ingiliz ingilizcesi) sorumlu yönetici şef (ceo).

Veterinary : Hayvan hastalıklarıyla ilgili.

Hakeem : Geleneksel ilaçlar kullanan müslüman doktor (ayrıca hakim).

Pyrrhic victory : Fazla pahalıya mal olan zafer. Büyük kayıplarla kazanılan başarı. Gerçekte bir felaket olan zafer. Görünüşteki zafer. Pirus zaferi. Büyük kayıplarla elde edilen zafer.

Walk in : Rezervasyon yaptırmadan bir tesise ya da kuruma gelen müşteri. Girmek. Geniş. Ayrı girişi olan. İçeri girmek. İçine girilebilen. İçeriye girmek.

Pin : İliştirmek. Dip tırnağı. Raptiye. Tutturmak. Saplama. İğne. Toplu iğne. Sıkıştırmak. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. Açmaza almak (satranç).

Interne : Stajını yapan tıp öğrencisi. Stajyer doktor.

Walkaway : Çocuk oyuncağı. Kolay kazanılan başarı. Kolay galibiyet. Kolay kazanılmış başarı. Çok kolay kazanılan yarış.

Hewer : Yontucu. Oduncu. Kömür madencisi.

Lictor synonyms : primary care physician, medical extern, shoo in, vet, dr., house physician, medical intern, doctor patient relation, gp, medical man, angiologist, gastroenterologist, service break, last laugh, checkmate, woodcutters, sweep, hew, general practitioner, romp, veterinarian, landslide, doc, intern, resident physician, win, physician, medical practitioner, houseman, operating surgeon, waltz, axeman, lictors.

Lictor zıt anlamlı kelimeler, Lictor kelime anlamı

 

Failure : İflas. Arıza. Tükenme. Fiyasko. Batkı. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması. Hayal kırıklığı. Borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu yargı organlarınca saptanarak duyurulan tecimen batkınlığı. Sekte. Yetmezlik.

Beginning : Başlama. Başlangıç çekidi. Başlangıç noktası. İptida. İlk adım. Başlangıç. Milad. Esas. Baş. Neşet.

Defeat : Boşa çıkarmak. Bileğini bükmek. Yenilgiye uğrama. Suya düşürmek. Yenilgiye uğratma. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu. Bozgun. Bozguna uğratmak. Aşmak.

Lictor ingilizce tanımı, definition of Lictor

Lictor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An officer who bore an ax and fasces or rods, as ensigns of his office. His duty was to attend the chief magistrates when they appeared in public, to clear the way, and cause due respect to be paid to them, also to apprehend and punish criminals.