Ligating türkçesi Ligating nedir
- Bir araya bağlamak.
- Tutturmak.
- Bağlamak.
- Düğümlemek.
Ligating ingilizcede ne demek, Ligating nerede nasıl kullanılır?
Obligating : Mecburi. Zorlayıcı. Bağlayıcı.
Unobligating : Zorunda bırakmayan. Mecbur etmeyen. Söz vermeyen.
Ligation : Bağlama, bağlanma. ligatür konulması. Bağlanma. Ligasyon. Bağ. Bağlama veya tutturma eylemi (özellikle kanayan arter). Bağlama. Damar bağlama. Bağlayan veya tutturan bir şey.
Ligations : Bağlanma. Ligasyon. Bağ. Bağlama veya tutturma eylemi (özellikle kanayan arter). Damar bağlama. Bağlayan veya tutturan bir şey. Bağlama.
Blunt end ligation : Herhangi iki çift dna molekülünün uçlarından birbirine eklenmesi tekniği. küt uç ligasyonu. Küt uç bağlama.
Colligative properties : Sadece konsantrasyona bağlı. Nicel özellikler. Bağlaşık özellikler.
Continued obligation : Süresi dolduktan sonra da aynı koşullarla ve değişik bir üremle yürürlükte kalan borç belgiti. Vadesi dolduğu halde aynı koşullarda yürürlükte kalan borç. Sürekli borç belgiti.
Colligative : Koligatif. Bağlaşık.
Assume obligations : Zorunluluk olarak görmek.
Be under an obligation : Minnettar olmak. Borçlu olmak.
İngilizce Ligating Türkçe anlamı, Ligating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ligating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hassle : Canını sıkmak. Zorluk. Müşteriye sıkıntı vermek. Güçlük. Tartışma çıkarmak. Kavga etmek. Sinir etmek. Kızdırmak. Huzursuz etmek. Rahatını kaçırmak.
Snickersnee : Bıçaklı dövüş. Bıçaklı kavga. Büyük bıçak. Bıçak düellosu.
Encode : Şifrelemek. Kodlu metin. Düzenekleme. Kodlama. Kapamak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Veriyi, bir düğüm ya da düğümlenmiş damga takımı kullanarak, özgün biçime yeniden çevirilme olanağı sağlayacak biçimde, çevirmek. bu terim, kimileyin veriyi tümüyle özgün biçime yeniden çevirme olanağı bulunmadığında da kullanılmaktadır. Kodlamak. Düğümleme.
Bind : Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Usandırmak. Yarayı sarmak. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Sarmak. Donmak (beton). Biraraya getirmek. Menetmek.
Tie : Bağ. Kravat. Sınırlamak. İlişki. Atmak (düğüm). Raptetmek. Eşit oy almak. Bitiştirmek.
Fisticuffs : Dövüşme. Yumruklaşma. Yumruk yumruğa kavga. Yumruk kavgası.
Knot : Dolaştırmak. İlmek. Deniz mili. Düğüm. Boğum boğum olmak (kaslar). Karmakarışık etmek. Düğüm atmak.
Bonding : Birbirine bağlanma. Öğecikler arasında nicem yasalarına göre devinen eksiciklerin, durularına dayalı kimyasal kuvvetler oluşması. Tutturma. Bağlayan. Sahil duvarı. Yapıştırmak. Bağlanma. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Birleştirme. Antrepoya koymak.
Skirmish : Çatışma. Çarpışmak. Çarpışmak (savaş vb). Kısa bir süre çarpışmak. Müsademe. Çatışmak. Çarpışma. Çekişme. Müsademeye girmek.
Assign : Devretmek. Pay olarak vermek. Bir işe koymak. Ferağ etmek. İş vermek. Vermek. Ayırmak. Belirlemek. Saptamak. Atamak.
Ligating synonyms : close quarter fighting, in fighting, gang fight, cut and thrust, affaire d'honneur, fistfight, banging, struggle, anchoring, tussle, affray, brawl, ligate, battering, astricted, free for all, beating, blow, clasp, set to, combat ready, fray, ligates, attribute, assigns, affiliate, battle, single combat, combat, dogfight, conflict, code, attribute to.
Ligating zıt anlamlı kelimeler, Ligating kelime anlamı
Dark : Siyaha yakın. Bilgisizlik. Gölge. Koyu renk. Çepel. Akşam. Esmer. Koyu. İzbe. Belirsizlik.
Ligating antonyms : nonoperational.

Bu kısımda Ligating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ligating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ligating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ligating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.