Ligations türkçesi Ligations nedir

  • Bağ.
  • Damar bağlama.
  • Bağlanma.
  • Bağlayan veya tutturan bir şey.
  • Ligasyon.
  • Bağlama veya tutturma eylemi (özellikle kanayan arter).
  • Bağlama.

Ligations ile ilgili cümleler

English: He didn't fulfill his obligations.
Turkish: O, yükümlülüklerini yerine getirmedi.

English: I can no longer fulfill my obligations.
Turkish: Artık yükümlülüklerimi yerine getiremiyorum.

English: Ali didn't fulfill his obligations.
Turkish: Ali yükümlülüklerini yerine getirmedi.

English: He won't be able to come anymore due to his obligations.
Turkish: O, zorunluluklarından dolayı artık gelemeyecek.

Ligations ingilizcede ne demek, Ligations nerede nasıl kullanılır?

Assume obligations : Zorunluluk olarak görmek.

Basic obligations : Temel yükümlülükler. Temel zorunluluklar. Bir kimsenin yapmak zorunda olduğu temel şeyler.

Contractual obligations : İki yanın işgüçlerini açıklayarak yaptıkları sözleşme yargılarının uygulanması sırasında gerçekleşen borçlar. Sözleşme yükümlülükleri. Bağıttan doğan borçlar. Akitten doğan borçlar. Sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler. Sözleşmeden doğan borçlar.

Law of obligations : Borçlar kanunu. Borçlar hukuku.

Obligations : Mecburiyet. Minnet. Borçlar. Borç. Zorunluluklar. Ödev. Senet. Zorunluluk. Yükümlülük. Minnet borcu.

 

Treasury obligations : Hazine senedi.

Be under an obligation : Minnettar olmak. Borçlu olmak.

Accounting obligation : Yazılık tutma zorunluluğu. Tecim ve yapımla uğraşanlarla, tecim ortaklıkları, uğraşıları, tecim ve yapıma ilişkin kamu kuruluşları, dernek, kuruluş ve örgütleri ve vakıflara ilişkin ekonomik işletmeler, bağımsız uğraşı çalışırları ve çiftçilerin ödeyecekleri vergiler saptanılmak üzere yazılık tutma zorunluluğunda olmaları.

Tubal ligation : Fallop borularını bağlama. Hayvanı kısırlaştırmak için yumurta kanallarının ligatüre edilmesi, tubal ligasyon. Yumurta kanallarının bağlanması. Tüplerin bağlaması. Kadın üreme sistemini etkisiz hale getirmek için yapılan operasyon. Tubal ligasyon.

Alligation : Bir araya bağlama veya bir bağ ile tutturma eylemi. Ortalama hesap. Bağlanım. Paçal hesabı.

İngilizce Ligations Türkçe anlamı, Ligations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ligations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beginnings : Baş. Esas.

Ammunition clip : Şarjör. Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat.

Involvements : İlişki. Sarma. Karıştırılma. Karışma. Bağlılık. Dahiliyet. İlgilenim. Gerek. Bulaşma.

Affiliation : Bağlantı. Tefani. Üyeliğe kabul bağlanma. Üyelik. Ekleme. Mensubiyet. Evlat edinme. Birleştirme.

Coupling : Eşleme. İki boruyu birbirine eklemekte kullanılan bağlantı parçası. Manşon. Rakor. Kavrama. Kuplaj. Çiftleşme. Eşleşme. Bileşim.

Bundle : Sokuşturmak. Deste. Bohçalamak. Çok para. Paket yapmak. Tıkıştırmak. Paket. Sarmak. Tomar.

Affixture : Bağlantı. Kombinasyon. Ek.

 

Affixion : Ek. Bağlaç. İlave. Bağlantı.

Alliances : Dünürlük. Birlik. İttifak. Birleşme. Pakt. Akrabalık. Antlaşma. Anlaşma.

Affigere : Affigere.

Ligations synonyms : attributions, being linked, fastening, billet, attachment, alliance, post, bond, bindles, position, spot, legateship, bindle, binding, clinging to, anchoring, bondings, connection, bk, place, berth, combination, helping, combinations, coilers, connecting, ligation, bonding, clamping, bandage, fastenings, coupler, portion.