Line of force türkçesi Line of force nedir

  • Kuvvet hattı.
  • Kuvvet çizgisi.
  • Bir elektriksel, mıknatıssal ya da ağınımsal alan yönlecine, her noktasında teğet olan ve alanın uzaydaki gidişini gösteren çizgi.
  • Elektriksel güç çizgileri.
  • Fizik alanında kullanılır.

Line of force ingilizcede ne demek, Line of force nerede nasıl kullanılır?

Line : Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Çizgi çizmek. Astarlamak. Doldurmak. Kaplamak. Çizgi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Çizmek.

Of : In. -dan. Karşı. İle ilgili. -den. -nin. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. -nın. Den.

Force : Kuvvet. Cebir. Güç. Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Irzına geçmek. Baskı yapmak. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). İcbar etmek. Serada yetiştirmek.

Magnetic line of force : Her noktadaki doğrultusu, o noktadaki mıknatıssal alanla teğet olan çizgi; özgür bir kuzey mıknatıssal ucayın alan içinde izlediği yol. Manyetik kuvvet çizgisi. Mıknatıssal kuvvet çizgisi.

 

Line of business : İş türü. Ma! cinsi. Belirli ticari iş türü. Ana iş dalı. İşkolu. Ticari faaliyet dalı. İş hattı. Ticaret branşı. İş alanı. İş kolu.

Line of section : Kesen.

Line of credit : Kredi limiti. Bankanın müşterisine açtığı belirli bir üst sınırı olan ve birkaç defada kullanılabilen krediler. Kredi sınırı. Çerçeve kredisi. Genellikle gelişmekte olan ülke hükümetlerinin yatırım mallarının dışsatımını özendirmek amacıyla dışsatımcıların riskinin ülkenin resmi finansman kurumu tarafından yüklenilmesi suretiyle açılan orta veya uzun vadeli kredi. bir banka veya diğer bir finansal kuruluşun hatırlı müşterilerine belirli bir zaman dilimi içersinde belli bir miktara kadar açtığı kredi.

Line of centres : Merkezler doğrusu. Merkezler eğrisi.

Line of defence : Savunma hattı. Savunma tezi.

Line of intersection : Arakesit çizgisi. Kesişme doğrusu.

İngilizce Line of force Türkçe anlamı, Line of force eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Line of force ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute units : Temel kütle. Salt birimler. Saltık birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi.

Acoustic feedback : Akustik geribesleme. Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Ses geribeslemesi. Hoparlör geri beslemesi.

Abampere : 10 amper birim. Saltık ampere. On amper. On amperlik çıngı cereyan birimi. 10 ampere eşit akım birimi. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi.

 

Absorptiometer : Soğurumölçer. Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre.

Acoustic absorptivity : Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı.

Absolute zero : Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır. Salt sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Mutlak sıfır.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absorptivity : Emebilirlik. Soğurma katsayısı. Emme sığası. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Soğurganlık. Soğurabilirlik. Yutma katsayısı. Emme yetkesi. Emme kapasitesi.

Abcoulomb : Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon. On kulon. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Line of force synonyms : absorption loss, absorption edge, absorption band, accelerometer, accumulation coefficient, absolute magnitude.