Linesman türkçesi Linesman nedir

  • Yardımcı hakem.
  • Hat işçisi.
  • Çizgi hakemi.
  • Yardımcı (hakem).
  • Hat bekçisi.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Bkz.lineman.
  • Hat teknisyeni.
  • Yan hakemi.
  • Alanın iki kenarında ve yan çizgilerin dışında görevli olup orta hakemine yardımcı olan hakem.
  • Yan hakem.

Linesman ingilizcede ne demek, Linesman nerede nasıl kullanılır?

Linesmen : Hat bekçisi. Yan hakem. Yardımcı (hakem). Yan hakemi. Hat işçisi. Çizgi hakemi. Hat teknisyeni. Yardımcı hakem.

Lines per frame : Resim başına satır. Bir televizyon resmini oluşturan satırların sayısı. (resim başına düşen bu satır sayısı, televizyonda yayın ölçünlerinin en önemlisi sayılır ve resim seçikliğini belirler). Resim başına satır sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Satır sayısı.

Lines per inch : İnç. Satır veya inç. Satır.

Lines to drop : Satır sayısı.

Active lines per picture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alan boşluğunda yer alan ve resim bilgisi taşımayan satırlar çıktıktan sonra kalan satır sayısı. Etkin satır sayısı.

Backscroll buffer lines : Geri sarma tampon bellek satırları.

Bidirectional lines : İkiyonlü hatlar. İki yönlü hatlar.

Axis grid lines : Eksen ızgara çizgileri.

Keep lines together : Satırları birlikte tut.

Blank lines below slides : Boş satırlar slaytların altında.

 

İngilizce Linesman Türkçe anlamı, Linesman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Linesman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attacking game : Akıncıl oyun. Ofansif oyun. Karşı kaleye akın yapmaya dayanan bir oyun yöntemi. bu biçimde oynayan bir takım, akın üstüne akın yaparak topu daha çok karşı yarı alanda bulundurmaya çalışır.

Official : Görevli. Memuriyete ait. Devlet. Resmi. Memur. Resmi yetkili. Resmi görevli. Resmi memur. Yetkili. Memura yakışır.

Committee of organisation : Organizasyon komitesi. Düzenleme kurulu. Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul.

Amateur player : Özengen oyuncu. Amatör futbolcu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu.

Centre kick : Orta vuruşu. Oyunun ikinci dönemine başlarken ya da savılardan sonra orta çizgi üzerinden yapılan vuruş.

Charge with the body : Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek. Çarpmak.

Centre spot : Orta nokta. Santra. Orta çizginin tam ortasında bulunan orta yuvarlağın özeği. (başlama vuruşlarında top bu noktanın üzerine konur.).

Backheel : Topuk vuruşu. Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş.

Skilled worker : Becerikli işçi. Kalifiye işçi. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi. Vasıflı işçi. Yetenekli işçi. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetişmiş işçi.

Linesman synonyms : trained worker, linesmen, electrician, linemen, bounce up, skilled workman, centre forward, central disciplinary committee, lineman, trackman, backheel pass, candidate, bali, umpire, centre, centre flag, gaffer, back scissors kick, assisting referee.