Lip service türkçesi Lip service nedir

  • Yapmacıklık.
  • Göstermelik.
  • Yapmacık saygı.
  • Sahte bağlılık.
  • Sözlü uzlaşı.
  • İki yüzlülük.
  • Oral seks.
  • Sözde bağlılık.
  • Riyakarlık.

Lip service ingilizcede ne demek, Lip service nerede nasıl kullanılır?

Lip : Kenar. Conta. Leb. Birçok hayvanlarda ağız açıklığını çevreleyen ve genel olarak iki parça olan etli yapı. Ağız. Ağız düzlüğü (cam). Öpmek. Dudak. Küstahlık.

Service : Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toptan sonra yeniden oyuna başlamak için yapılan atış. Hizmet etmek. Çiftleştirmek (kısrak). Bakımını yapmak. Servis sağlamak. Bakim yapmak. Gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik. Oyuna, yeni bir döneme ve ölü toplardan sonra yeniden oyuna başlama için yapılan atış. Yardım etmek. Hizmet.

Give lip service : Sadece sözde desteklemek. Samimi olmayan bağlılık ve iyi niyet ifade etmek.

Pay lip service : Sözde bağlılık göstermek.

Pay lip service to : Sözde bağlılık göstermek. İnanır gibi yapmak. Sadece söz ile desteklemek.

Lip microphone : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genellikle çok kalabalık ve gürültülü yerlerde (örneğin spor karşılaşmalarında), konuşucunun sesinin öbür sesleri bastırması gerektiğinde kullanılan, konuşan kimsenin dudaklarına en yakın ve dudaklara dönük olarak yerleştirilen sestoplar çeşidi. Dudak sestopları. Dudak mikrofonu.

 

Lip read : Dudak okumak.

İngilizce Lip service Türkçe anlamı, Lip service eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lip service ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cunnilingus : Ferce dil vurma. Kunilingus. Kadın cinsel organının oral olarak uyarılması.

Pattern : Bir bölümün özdeş görünümlü bir parçası, bir birimi olan bir işleme, bir şekil ya da resim. Gidiş. Oyun konusunun ana çizgisi. doğaçlamaya dayanan tiyatroda senaryo. Gidişat. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Numune. Aynen kopya etmek. Eşantiyon. Örnek olarak ayrılmış bulunan şey. Kalıp.

Sophistication : Sunilik. Kaşarlık. Karmaşıklık. Hayat hakkında çok şey bilme. İnce davranış. Kültürlülük. Entellektüellik. İnce zevk. Pişkinlik. Hile katma.

Dissimulations : Dissimülasyon. İkiyüzlülük. Gerçeği gizleme. Örtbas etme. Gizleme. Duygularını saklama. Hastalığını gizleme. Duygularını gizleme. Rol yapma.

Hypocrisy : Takiyye. Takiye. Riya. Mürailik. İkiyüzlülük.

Hypocrisies : İkiyüzlülük. Mürailik. Riya. Takiye. Takiyye.

Nominal : İsim türünden veya isme ait olan. Çok düşük (fiyat veya rakam vb). Sözde. Anma. İtibari. Yazılı. İsmen var olan. Önemsiz. Düşük.

Stiltedness : Aşırı resmiyet.

Duplicities : Hile. İkili olma. Aldatma. İkiyüzlülük. Hilecilik. Düzenbazlık.

Forked tongue : Gerçek dışı durum. Aldatma. Ucunda çatal gibi ikiye ayrılan dil (çoğu sürüngende yaygın olan). Yalan söyleme. Hile. (yılan) çatal dil. Çatal dil.

 

Lip service synonyms : pious, mannerisms, falser, ostensible, verbal agreement, disingenuousness, affectation, affectations, preciosity, preciosities, rose water, perfunctory, ambidexterities, duplicity, false, humbugging, oral intercourse, humbug, fellations, mannerism, double dealing, skull, claptraps, having something to hide, for show, claptrap, affectedness, fellatios, dissimulation, humbugged, blow job, falsest, bilateralities.