Litter türkçesi Litter nedir

  • Talaş sermek.
  • Enik.
  • Ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek.
  • Doğurmak.
  • Doğurmak (kedi vb).
  • Kedi ve köpek gibi çok memeli ve bir doğumda birden çok yavru veren memelilerin doğurduğu yavrulardan her biri.
  • Yavrulamak.
  • Dağıtmak.
  • Karıştırmak.
  • Hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot.
  • Saçmak.
  • Darmadağın etmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Litter ile ilgili cümleler

English: Debris littered the streets.
Turkish: Moloz sokakları kirletti.

English: All that glitters is not gold.
Turkish: Her gördüğün sakallıyı deden sanma.

English: You mustn't throw litter in the street.
Turkish: Sokağa çöp atmamalısın.

English: Don't litter.
Turkish: Yere çöp atmayın.

English: The public is requested not to litter in these woods.
Turkish: Vatandaşların ormana çöp dökmemeleri rica olunur.

Litter ingilizcede ne demek, Litter nerede nasıl kullanılır?

Litter bag : Çöp torbası.

Litter basket : Çöp bidonu. Çöp kutusu.

Litter bin : Çöp tenekesi. Çöp kutusu.

Litter box : Kum kabı. Kedi tuvaleti. Kedi kumluğu. Kedi kumu kabı. (özellikle kedinin) kum kabı.

Litter up : Dağınık bırakmak. Karmakarışık etmek. Düzensiz bırakmak.

Wet litter syndrome : Altlık ıslatma sendromu. Etlik piliç karma yemlerinde acılaşmış yağların kullanılması, yemlere uygulanan ısı işlemleri, çavdar ve arpa gibi yem ham maddelerinin yüksek oranda kullanılması gibi değişik faktörlere bağlı olarak özellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkan, ishal, asites, karaciğer yağlanması gibi belirtiler gösteren hastalık.

 

Litterateurs : Edip. Edebiyatçılar.

Litterary and artistic works : Yazın ve sanat yapıtları. Yazın ve sanat alanında, edebiyatçı ya da sanatçılarca yaratılan ve yaratana özgü özellikler taşıyan yapıtlar.

Cat litter : Kedi kumu.

Give birth to a litter : Yavrulamak.

İngilizce Litter Türkçe anlamı, Litter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Litter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Fawns : Alageyik yavrusu. Karaca yavrusu. Yaltaklanmak. Dalkavukluk etmek. Kuyruk sallamak. Geyik doğurmak. Geyik yavrusu. Yaltaklık etmek.

Deal : Paylaştırmak. Miktar. İlgilenmek. İş yapmak. Alışveriş etmek. Kağıtları dağıtma sırası. Patlatmak. İş. Vurmak. Uyuşturucu işi yapmak.

Cubbing : Yavrukurt. Keşif yapma. Erkek küçük izcilerin aktiviteleri. Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki. Acemi. İzcilik. Hayvan yavrusu. Yontulmamış genç. Aslan.

Clutter up : Tıka basa doldurmak. Altüst etmek. Yığmak.

Bring about : Sebep olmak. Ortaya çıkarmak. Orsa alabanda etmek (gemi). Beraberinde getirmek. İleri sürmek. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek. Husule getirmek. Yol açmak.

Admixing : Harç katkı. Katmak. Katıp karıştırmak. Beton katkı.

Amalgamate : Katmak. Karıştırıp birleştirmek. Birleştirmek. Kaynaşmak. Karışma. Birleşmek. Cıva ile karıştırmak. Karışmak. Katılmak.

 

Bespreads : Bulaştırmak. Bulamak. Lekelemek. Örtmek. Kaplamak. Yaymak.

Routed : Bozgun. Araştırmak. Aramak. Gönderilmiş. Münhezim. Bozguna uğramış. Eşelemek. Dolaştırılan. Bozguna uğratmak.

Litter synonyms : animal group, crack up, abdominal ovariectomy, abdominal pain, apportions, litters, abdominal palpation, amalgamated, admixes, foaled, disperse, drop, bring forth, routs, bear children, besprinkled, deal out, caused, amalgamates, bestrews, allocate, cluttering, pupping, broadcast, foals, bred, a amplitude mod, disarrays, bestrewn, deliver, be on the rampage, rumples, dropped.

Litter ingilizce tanımı, definition of Litter

Litter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be supplied with litter as bedding. To cover with litter, as the floor of a stall. A bed or stretcher so arranged that a person, esp. a sick or wounded person, may be easily carried in or upon it. To sleep or make one`s bed in litter. To supply with litter, as cattle.