Litters türkçesi Litters nedir
- Doğurmak.
- Hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot.
- Dağıtmak.
- Karıştırmak.
- Darmadağın etmek.
- Yavrulamak.
- Talaş sermek.
- Saçmak.
- Ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek.
- Doğurmak (kedi vb).
Litters ile ilgili cümleler
English: All that glitters is not gold.
Turkish: Her gördüğün sakallıyı deden sanma.
Litters ingilizcede ne demek, Litters nerede nasıl kullanılır?
All is not gold that glitters : Parlayan her şey altın değildir. Görünüşe aldanma. Her şey göründüğü gibi şahane değildir.
All that glitters is not gold : Parlayan herşey altın değildir. Görünüşe aldanma. Parlayan her şey altın değildir. Bazen değerli görünen bir şey tamamen değersizdir. Görünüşe aldanmamalı. Her parlayan altın değildir. Her sakallıyı deden sanma.
Flitters : Kanat çırpma hareketi. Dekorasyon için kullanılan metal parça. Uçup giden kimse veya şey. Çırpınmak.
Glitters : Parıldamak. Pırıldamak. Göze çarpmak. Parlamak. Göz almak.
Hairsplitters : Kılı kırk yaran kimse.
Wet litter syndrome : Altlık ıslatma sendromu. Etlik piliç karma yemlerinde acılaşmış yağların kullanılması, yemlere uygulanan ısı işlemleri, çavdar ve arpa gibi yem ham maddelerinin yüksek oranda kullanılması gibi değişik faktörlere bağlı olarak özellikle sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkan, ishal, asites, karaciğer yağlanması gibi belirtiler gösteren hastalık.
Splitters : Yarıcı. Dağıtıcı. Bir açıklığı pek çok sayıda arttıran elektronik parça (tek çıkıştan pek çok soket sağlayan bir elektrik uzatma kablosu gibi). Delici. Dallandırıcı lan. Dallandırıcı. Bölücü. Ayırıcı.
Litter up : Düzensiz bırakmak. Karmakarışık etmek. Dağınık bırakmak.
Litter basket : Çöp kutusu. Çöp bidonu.
Litter bag : Çöp torbası.
İngilizce Litters Türkçe anlamı, Litters eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Litters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Besprinkles : Lekelemek. Serpmek.
Bestrewn : Yayarak kaplamak. Yayılmış. Dağıtılmış. Saçılmış. Kaplamak.
Bespreading : Kaplamak. Bulaştırmak. Lekelemek. Örtmek. Bulamak. Yaymak.
Round robin : Herkesin birbiriyle karşılaştığı turnuva. Hepsini bir kez dene. Hepsini birer kez dene. Çevrimsel sıralı. Mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi. Daire şeklinde imzalanan dilekçe. Dairesel denetim.
Be on the loose : Kayıplara karışmak. Serbest olmak. Özgür olmak. Çılgınca eğlenmek.
Letter of intent : Uluslarararası para fonu kaynaklarına başvuran bir üye ülkenin uygulayacağı programın genel çerçevesini içeren, üye ülke yetkililerinin imzalarını taşıyan ve uluslarararası para fonunun başkanı'na hitaben yazılmış mektup. Niyet mektubu. Niyet mektubu (imf'e verilen). Bir kişinin belli bir şekilde hareket etme veya belli bir görevi yerine getirme niyetini ayrıntılarıyla anlatan belge.
Text : Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde, doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde, biçim, anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı, bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin, gereken boyda damga dizgisi. Yazının aslı. Tekst. Metin. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Parça. Konu. Mesaj atmak (cepten). ä°ncil'de ayet. İncil'den kısa bölüm.
Crack up : Çökmek. Sinir krizi geçirmek. Dağılmak. Şalteri atmak. Güçten düşmek. Sinirsel çöküntü yaşamak. Yıkılmak. Övmek. Güçten düşme.
Encyclical : Papa'nın katolik piskoposlara gönderdiği genelge. Tamim. Düzenlenmiş. Genelge.
Bring about : Orsa alabanda etmek (gemi). Neden olmak. Yol açmak. Ortaya çıkarmak. Meydana getirmek. Husule getirmek. Gerçekleştirmek. Sebep olmak. Beraberinde getirmek.
Litters synonyms : dead mail, fan letter, crank letter, personal letter, open letter, encyclical letter, epistle, routs, aerogramme, correspondence, foaled, deal, name and address, cause, deal out, rumples, admix, bear, bestrew, disarray, bespreads, churn, drop, fawned, ps, bestrewed, cubbing, adulterates, foals, besprinkling, clutter up, foaling, bred.
Litters zıt anlamlı kelimeler, Litters kelime anlamı
Former : Biçimlendirici. Geçmiş. Gövde uçak. Evvelsi. Kalıpçı. Önceki. Geçen. İlk. Sabık. Öncel.
Unresentful : Kindar olmayan. Kırgın olmayan. Küskün olmayan. Kin gütmeyen. Kızgın olmayan.

Bu kısımda Litters kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Litters ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Litters anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Litters ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.