Living standart türkçesi Living standart nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hayat ölçünü.
  • Toplumun ya da toplumu oluşturan grup ve kişilerin, mal ve hizmet tüketimleriyle belirlenen iktisadi gönenç düzeyi.

Living standart ingilizcede ne demek, Living standart nerede nasıl kullanılır?

Living : Canlı. Geçinmek. Oturma. Yaşantı. Yaşam standardı. Geçinme. Güncel. Geçim. Yaşayan.

Standart : Ölçünlü dil. Ölçün.

Living account : Devinimli sayışım. Hareketli hesap. Canlı hesap. Yatırım ve çekimleri gereği genel görüntüleri bakımından canlı ve devinmeli sayışımlar.

Living allowances : Görevli ve işçilerin işyerlerinde ya da işyeri dallarındaki yeme, içme ve barındırılmalarıyla, tedavi, ilaç, güvence ve emekli kesenekleri, giyimleri ve benzerlerini kapsayan giderler. Geçim parası. Yeme-içme ve barındırma giderleri.

Living and other : Sabit ve diğer.

Living being : Canlı. Canlı varlık.

İngilizce Living standart Türkçe anlamı, Living standart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Living standart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

 

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Living standart synonyms : standart of living, abnormal budget receipts, ability to pay approach, a change in supply, a shift in individual demand, a change in individual demand, ability to pay principle, a shift in demand.