Lock up türkçesi Lock up nedir

Lock up ile ilgili cümleler

English: Don't forget to lock up when you leave.
Turkish: Çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutma.

English: Never forget to lock up when you go to bed.
Turkish: Yatmaya giderken kapıyı kilitlemeyi asla unutma.

English: Didn't you lock up your car?
Turkish: Arabanı kilitlemedin mi?

English: I'll lock up.
Turkish: Hapsedeceğim.

English: Lock up your passport.
Turkish: Pasaportunu kilit altında sakla.

Lock up ingilizcede ne demek, Lock up nerede nasıl kullanılır?

Lock : Yapağı buklesi. Kilitleme. Kilitlenmek. Bağlamak (para). Kanal havuzuna sokmak. Bloke etmek. Bukle. Birbirine geçmek. Bilgisayar, bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği.

Lock anchor : Demir at. Kilitle. Bağlayıcıyı kilitle. Tutturucuyu kilitle. Kilit tutturucu.

Lock and key model : Anahtar ve kilit modeli. Bir enzim üzerindeki etkin merkezin substratın üç boyutlu yapısına tam olarak uyduğunu ileri süren teori.

 

Lock and save template : Şablonu kilitle ve kaydet.

Lock away : Gizli tutmak. Kilitleyip kaldırmak. Kilitleyip saklamak. Saklamak.

İngilizce Lock up Türkçe anlamı, Lock up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lock up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Close down : Kesilmek. Son verilmek. Tasfiye etmek. Kapamak (işyerini). Kapanmak (işyeri). Kapamak. Kapanmak. Kesmek. Kapatmak (işyerini).

Caged : Kafese koymak. Kafeslemek. Buz hokeyinde sayı yapmak.

Immobilise : Kımıldayamaz hale getirmek. Hareketini kısıtlamak. Hareketini sınırlamak. Felce uğratmak. Yerinde tutmak. Hareketsizleştirmek. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. Hareketsiz hale getirmek. (finans) varlıkları sabit sermayeye dönüştürmek (immobilize olarak da yazılır).

Lock : Birbirine geçmek. Birbirine geçirmek. Kilitlenmek. (bilgi vb.) erişimi engellemek. Hareketli arna seddi. Kapanmak. Kilitleme.

Cages : Kafese koymak. Kafeslemek. Buz hokeyinde sayı yapmak.

Astricted : Kısıtlamak. Tutturmak. Sınırlamak.

Encloses : Eklemek. Koymak (bir mektupla aynı zarf içine). İçine koymak. İçermek. Çevirmek. Çevirmek (duvar veya çit vb ile). Kuşatmak. Çevrelemek. Çit ile çevirmek.

Hasp : Asma kilit. Tutturmak. İplik makarası. Kenet. Çengelli iğne. Kopça. Kopçalamak. Toka. Çile.

Apprehends : Kavramak. Korkmak. Yakalamak. Endişe etmek. Korkuyla beklemek. Tevkif etmek. Anlamak. İdrak etmek.

Block out : Zihinden uzaklaştırmak. Doldurma. Kötü bir olayı zihinden uzaklaştırmak. Taslak yapmak. Üzerinde oynamak (fotoğraf vb). Görmezden gelmek. Girmesini engellemek. Akıldan çıkarmak.

Lock up synonyms : fasten, jails, blind, send up, apprehended, hasped, enclose, caging, shopped, fence in, buying up, assign, put in prison, immobilises, interlocks, interlock, bust, assigns, put away, block, blot out, coop up in, clears, bolt out, locks, coop up, blocks, commit to prison, arrest, closes, attribute to, hasping, impound.