Logistics türkçesi Logistics nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Lojistik sanatı.
- Lojistik.
- Mal ve hizmetlerin sağlanmasına yönelik etkinliklerin yönetimi, örgütlenmesi ve planlaması bilimi.
Logistics ile ilgili cümleler
English: He is in charge of the logistics of the military operation.
Turkish: O askeri operasyonun lojistik sorumlusudur.
Logistics ingilizcede ne demek, Logistics nerede nasıl kullanılır?
Logistics economics : Lojistik sanayinin yapısını, örgütlenmesini, alt dallarının gelişme kuramını, iktisadi etkinliklerini ve kurallarını inceleyen uygulamalı iktisat dalı. Lojistik iktisadı.
Chief logistics officer : Baş lojistik memuru. Askeri personel ve malzemenin nakliyesi ve bakımından sorumlu subay. Lojistikten sorumlu görevli.
Chief of logistics branch : Lojistik sınıfı başkanı. Lojistik kısımdan (askeri personel ve malzemenin nakliye ve bakımı) sorumlu kimse.
Syllogistics : Tasımsal. Kıyassal.
Logistic activation function : Lojistik aktivasyon fonksiyonu.
Logistic function : Lojistik fonksiyon.
Alternating logistic regression : Değişimli lojistik bağlaşım.
Logistic curve : Lojistik eğri.
Logistic error correction model : Lecm. Lojistik hata düzeltme modeli.
Logistic components : Lojistik bileşenler.
İngilizce Logistics Türkçe anlamı, Logistics eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Logistics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Logistical : Planlama ve uygulama ile ilgili. Yönetimle ilgili. Lojistiğe ait veya ilgili. Askeriyenin malzeme ve personel yöneten ve sağlayan dalı ile ilgili.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Provision : Yargı. Önsezi. Yargılar. Gerekli şeyleri vermek. Erzağını sağlamak. Karşılık. Şart. Yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak. İktisadi karar birimleri tarafından istenen veya gereksinim duyulan paranın verilmesi, ödeneğin veya malların sağlanması. Biriktirim.
Logistics synonyms : a shift in demand, a change in supply, abnormal budget expenditures, a group shares, a shift in individual demand, abnormal budget, supplying, supply, logistic, a change in demand, ability rent.
Logistics ingilizce tanımı, definition of Logistics
Logistics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That branch of the military art which embraces the details of moving and supplying armies. The meaning of the word is by some writers extended to include strategy.

Bu kısımda Logistics kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Logistics ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Logistics anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Logistics ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.