Lojistik nedir, Lojistik ne demek

Lojistik; bir askerlik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

Felsefi anlamı:

(Yun. Logistike (tekhne) = hesap sanatı < logistikos = hesapla ilgili, hesaba dayalı) Sembolik mantık, matematiksel mantık, cebirsel mantık. // Bu terimi ilkin İtelson, Cenevre Uluslararası Felsefe Kurultayında öne sürmüştür (1904). bk. mantık 6

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Mal ve hizmetlerin sağlanmasına yönelik etkinliklerin yönetimi, örgütlenmesi ve planlaması bilimi.

İngilizce'de Lojistik ne demek? Lojistik ingilizcesi nedir?:

logistic, logistics

Lojistik hakkında bilgiler

Lojistik, ürün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi için bir araç olarak tanımlanabilir. Herhangi bir pazarlama veya üretim organizasyonunun lojistik destek olmadan başarılması çok zordur. Lojistik, nakliye, envanter, depolama, malzeme idaresi ve ambalajlama bilgilerinin birleştirilmesini kapsar. Lojistik işletme sorumluluğu, hammaddenin coğrafik konumlanması, sürecin işletilmesi ve ihtiyaçların mümkün olan en düşük maliyetle karşılanarak işin bitirilmesidir.

Lojistik anlamı, tanımı:

Hizmet : Görev, iş. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Bakım, özen, ihtimam.

 

İhtiyaç : Güçlü istek. Yoksulluk, yokluk. Gereksinim.

Ürün : Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Eser. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey.

Bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Bilim. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

Lojistik dairesi : Askerlikte lojistik hizmetlerin görüldüğü bölüm.

Lojistik hizmet : Savaşta veya barışta askerlik mesleğinin çok yönlü ihtiyaçlarını yerine getirme.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Eş, koca.

Karşılamak : Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Masrafı ödemek.

Türlü : Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek. Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.

Akış : Geçip gitme, sürüp gitme. Akın. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akma işi.

Çıkış : Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Yokuş. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Çıkma işi. Çıkış belgesi.

 

Nokta : Nöbetçi, gözcü, bekçi. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Hiçbir boyutu olmayan işaret. Orta nokta. Yer. Nöbetçi bulunan yer. Sınır, derece, radde. Çok küçük boyutlarda işaret, benek.

Taşınma : Taşınmak işi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Geri hizmet : Askerlik mesleğinin savaşta veya askerî harekâtta, yol, haberleşme, sağlık, yiyecek, içecek, silah sağlama vb. çok yönlü hizmetleri en akılcı, etkili ve seri bir biçimde plan ve programa bağlayıp uygulayan hizmetler bütünü, ikmal, lojistik. Ordunun türlü gereksinimi ile ilgili işlerin bütünü.

Geri : Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Bir şeyin sona kalan bölümü. Aptal, anlayışsız. Son, sonuç. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Eksik gösteren (saat). Geriye doğru. Hayvanda boşaltım organının dışı. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Geçmiş, mazi.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Modern mantık : Kavramları kelimelerle değil göstergelerle göstererek işlem yapan, matematiğe dayalı mantık, lojistik.

Modern : Çağdaş. Çağcıl.

Mantık : Doğru düşünmenin yolu ve yöntemi. Düşüncenin ve düşüncenin varlık biçimlerinin, ögelerinin, türlerinin, olanaklarının, yasalarının ve düşünce bağlamlarının bilimi, lojik. Doğru düşünme sanatı ve bilimi.

Lojistik hata düzeltme modeli :

Lojistik iktisadı : Lojistik sanayinin yapısını, örgütlenmesini, alt dallarının gelişme kuramını, iktisadi etkinliklerini ve kurallarını inceleyen uygulamalı iktisat dalı.

Lojistik str bağlaşım modeli :

Diğer dillerde Lojistik anlamı nedir?

İngilizce'de Lojistik ne demek? : adj. logistic

n. logistics

Fransızca'da Lojistik : logistique

Almanca'da Lojistik : n. Logistik

Rusça'da Lojistik : n. логистика (F), тыл (M)