Lonelily türkçesi Lonelily nedir

Lonelily ingilizcede ne demek, Lonelily nerede nasıl kullanılır?

Lonelier : Issız. Garip. Yalnız. Kimsesiz. Yalnız (kimse). Kasvetli. Yapayalnız. Tenha.

Loneliest : Tenha. Kasvetli. Garip. Yalnız (kimse). Kimsesiz. Yapayalnız. Issız. Yalnız.

Loneliness : Tek başınalık. Issızlık. Birbaşınalık. Tenhalık. Yalnızlık. Tekbaşınalık.

In loneliness : Kendi başına. Kendi kendine. Yalnız. Tek başına. İzole.

Lonely : Garip. Yapayalnız. Yalnız ve mutsuz. Issız. Tenha. Kimsesiz. Kasvetli. Yalnız. Yalnız (kimse).

Colonelships : Albaylık. Albay rütbesi veya görevi (askeri görevli).

Feel lonely : Yanlızlık hissetmek. Yanlızmış gibi hissetmek. Yalnız hissetmek. Tek başınaymış gibi hissetmek. Garipsemek. İzole edildiğini algılamak.

Colonel : Miralay. Albay.

Be lonely for : Özlem duymak.

Be lonely : Yalnız kalmak. Yalnız olmak.

İngilizce Lonelily Türkçe anlamı, Lonelily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lonelily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unaccompanied : Eşlik edilmeyen. Yalnız. Yanında kimse olmayan. Tek başına. Refakatsiz.

Alone : Bikes. Yalnız. Bir başına. Tek. Tek başına. Yalnızca. Sadece. Yalnız başına. Kimsesiz. Bir.

 

Loneliest : Yalnız (kimse). Tenha. Yalnız. Kasvetli. Garip. Kimsesiz. Issız.

Desolately : Terk edilmiş bir şekilde. Harap bir şekilde. Harap bir halde. Sefil bir şekilde. Boş olarak. Terkedilmiş şekilde.

Isolatedly : Soyutlanmış bir halde.

Dejected : Süngüsü düşük. Hüzünlü. Morali bozuk. Karamsar. Üzgün. Kederli. Neşesiz. Kederlenen. Keyifsiz. Mahzun.

Lonesome : Yalnızlıktan bıkmış. Yalnız. Issız.

All alone like a country dunny : İzole edilmiş. Tamamen yalnız.

Solus : Yalnız başına. Ek başına. Yalnız. Solo. Kendisine eşlik edilmeden.

Lone : Tenha. Bekar. Kimsesiz. Yalnız. Issız. Tek.

Lonelily synonyms : solitarily, lonesomely, lonely, gauntly, lonesomes, all alone, lonelier, solitary.

Lonelily zıt anlamlı kelimeler, Lonelily kelime anlamı

Accompanied : Eşlik etmek. Eşliğinde. Refakat etmek. Yanında. Birlikte olmak. Yanında olmak. Aynı anda yapmak.

Elated : Bahtiyar. Sevindirilmiş. Coşkun. Memnun. Mutlu. Kıvançlı. Sevinçli.