Look into türkçesi Look into nedir

Look into ile ilgili cümleler

English: Don't look into the box.
Turkish: Kutuya bakmayın.

English: Don't look into my room.
Turkish: Odama bakmayın.

English: Ali has begun to look into the matter.
Turkish: Ali meseleyi araştırmaya başladı.

English: Do you want me to look into that matter?
Turkish: O meseleyi araştırmamı ister misin?

English: Ali told Mary that he'd look into the problem.
Turkish: Ali Mary'ye sorunla ilgileneceğini söyledi.

Look into ingilizcede ne demek, Look into nerede nasıl kullanılır?

Look : Ummak. Ümit etmek. Görünüş. Görünmek (güzel veya hasta vb). Bakmak. Görünmek. İyileşmek. Aramak. Bakış. Göstermek.

Into : E. Ye. İçeriye. -a. -e. İçine. -in içine. Biçimine. Şekline. Haline.

Look about : Etrafına bakmak. Etrafını gözlemek. Bakınmak. Sağa sola bakınmak. Çevresine bakmak. Sağa sola bakmak.

Look after : Bakmak. İle ilgilenmek. Çekip çevirmek. Çocuk bakmak. Kollamak. İdare etmek. Mukayyet olmak. Gözetmek. Sahip çıkmak. Bakımını üstlenmek.

Look ahead : Geleceğe bakmak. İleriye bakmak. Geleceği düşünmek. Önüne bakmak. İlerisi için plan yapmak.

Look ahead technique : Önceleme. Bir bilgisayarın ana işlem birimindeki bekleme sürelerini azaltmak üzere, bir komut uygulanmaktayken ana bellekte bunu izleyen komutlara erişip, bunları da, bu amaç için öngörülmüş özel bir yazmaca önceden getirme tekniği.

 

İngilizce Look into Türkçe anlamı, Look into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Look into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Behold : Dikkat etmek. Seyretmek. Görmek. Dikkatle bakmak. Gözlemlemek. Farkına varmak.

Grabble : El yordamıyla aramak.

Fumble : Beceriksizce yapmak. Tutamayış. El yordamıyle aramak. Elleri dolaşmak. Topu düşürmek (oyunda). Bozmak. El yordamıyla aramak. El yordamıyla yürümek. Becerememe.

Administer to : Doğru yönetmek. Bakımını üstlenmek. Bakımıyla meşgul olmak.

Fumbles : El yordamıyla yürümek. Beceriksizce atak. Bozmak. Becerememe. El yordamıyle aramak. Tutamayış. Topu düşürmek (oyunda). El yordamıyla aramak. Beceriksizce yapmak.

Delve into : Derinlemesine araştırmak. -nın içine dalma. Didiklemek. -yı derinlemesine araştırma (bir konu mesele vs).

Check into : Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak. Kayıt yaptırmak. Biryere giriş yapmak.

Examine : İrdelemek. İncelemede bulunmak. Sınavdan geçirmek. Sınamak. Sınav yapmak. Muayene etmek. Sorguya çekmek. Eleştirmek.

Fathomed : İçyüzünü araştırmak. Derinine inmek. Doğru anlamını anlamak. 1 kulaç = 1. Derinliğini ölçmek. 83 m. Anlamak. Kavramak. Anlama.

Attend on : Hizmet etmek. İlgilenmek.

Look into synonyms : enquires, canvasses, fumbled, analysing, analyzed, care for, enquire, canvassed, fathom, check, delved, explores, be in charge, check back, cons, cast about, be in charge of, cast around, check up on, flick through, conned, canvass, check up, analyzes, critiques, checks, ascertain, deep in a book, construe, analyse, have a look at, gropes, challenge.