Fathomed türkçesi Fathomed nedir

  • İçyüzünü araştırmak.
  • 1 kulaç = 1.
  • Anlama.
  • 83 m.
  • Kavramak.
  • Derinliğini ölçmek.
  • Anlamak.
  • Derinine inmek.
  • Yoklamak.
  • İdrak etmek.
  • Doğru anlamını anlamak.

Fathomed ingilizcede ne demek, Fathomed nerede nasıl kullanılır?

Unfathomed : Anlaşılmamış.

Fathometer : Derinlik ölçücü. Kulaçölçer. Akis sondası. Derinlikölçer. Eko iskandili. Sandör. İskandil. Dokunuş. Sondör.

Fathom curve : Eşderinlik eğrisi.

Fathom line : İskandil hattı.

Fathom out : Çıkarım yapmak.

Fathead : Mankafa. Aptal. Ahmak.

Unfathomable : Akıl ermez. Anlaşılmaz. Sırrına erişilmez. Çok derin. Akıl sır ermez. Sırrına varılamaz. Kavranılamaz. Dipsiz. Ölçülemez.

Unfathomability : Ölçülmezlik. Akıl almazlık. Anlaşılmazlık. Dipsiz olma durumu. Çok derin olma durumu.

Fathomless : Anlaşılmaz. Dipsiz. Dibine erişilmez. Derin. Çok derin. Ölçülemez.

Sea fathom : Deniz kulacı. Denizde 1,62 m olan uzunluk ölçüsü birimi.

İngilizce Fathomed Türkçe anlamı, Fathomed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fathomed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Composition : Eğitim, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Düşüncelerin seçilmesi, sıraya konması, geliştirilmesi ve yazılı ya da sözlü olarak düzgün bir biçimde anlatılması işi. birtakım öğeleri bir bütün elde etmek amacıyla birleştirme, kaynaştırma işlemi ya da sanatı. öğrencilere anadillerini doğru, etkili ve güzel bir biçimde konuşup yazmayı öğretmek amacıyla orta dereceli ve yüksek okullarda okutulan ders. Bir müzik yapıtını oluşturan ezgilerin tümü. bütünlenmiş bir müzik yaratısı. Oyun düzeni çalışması içindeki temel güzelduyusal ilkelerden biri (öbürleri : görsel yorum, hareket yapımı, hız-tartım-zamanlama ve sözsüz oyunla drama-tizasyon'du.r). tasarım, uygulamanın yapısını, biçimini ya da çizimini ortaya çıkaran bir çalışmayı içerir. tasarım, aynı zamanda, konunun duygusal ölçüsünü ve ussal uygulayım düzenini sağlar. Yapı. Beste. Yapıt. Tasarım. Nitelik. Yazı.

 

Feels : Ellemek. Dokunmak. Duymak. Hissetmek. Sezmek.

Catch : Enselemek. Duymak. Tutuşmak. Sıkışmak. Bulaşmak. Tokat atmak. Yakalanan şeyin miktarı. Basmak. Avlamak. Kapmak.

Appreciate : Değerlendirmek. Takdir etmek. Değeri artmak. Değerlenmek. Farkında olmak. Teşekkür borçlu olmak. Minnettar olmak. Değerlemek. Değer vermek. Kıymetini bilmek.

Penetrate : Çözmek. Sokulmak. Sızmak. İyice kavramak. İçine girmek. İçine işlemek. Delmek. Girmek. Yarmak.

Probes : Deşmek. Araştırmak. İskandil etmek. Sonda ile yoklamak. Derinlemesine araştırmak. Soruşturmak. Sonda koymak.

Get the bottom of : Derinlemesine araştırmak.

Probe : İrdelemek. Soruşturmak. Sonda koymak. Sonda ile yoklamak. Derin yara vb. gibi oluşumları sondayla yoklama. ultrasonografik muayenede ultrases dalgaları üretip dokuya gönderen ve dokuya çarpan ses dalgalarının yansımalarının geri alınmasını sağlayan ultrasonografi cihazının kısmı, transüder genler veya hedef dna parçalarındaki tamamlayıcı baz sırasını tanımlamak için kullanılan, sıklıkla bir belirleyici molekülle işaretlenmiş tek zincirli dna’dan oluşan molekül. Derinlemesine incelemek. Sondaj yapmak. Araştırma yapmak. Araştırmak.

 

Grope : Sarkıntılık etmek (elle). El yordamıyla aramak. Okşamak. El ile taciz. El yordamıyla aramak veya ilerlemek. Elle taciz. Sarkıntılık etmek. Ellemek. Elle aramak.

Apprehended : Yakalanmış (suçlu). Tutuklamak. Korkuyla beklemek. Tutuklu. Tutuklanan. Endişe etmek.

Fathomed synonyms : volume unit, cubic measure, cubature unit, cubage unit, fthm, displacement unit, absorb, intelligence, examine, accepts, probing, get, capacity measure, bite, insight, go behind, appreciation, plumbs, fumble for, fumble, appreciated, cotton on, apprehending, fumbled, intelligences, fathoms, apperceiving, actualise, cubic content unit, fathoming, dig, ascertaining, apperceive.

Fathomed zıt anlamlı kelimeler, Fathomed kelime anlamı

Shallow : Üstünkörü. Derine inmeyen. Sığlık. Dar. Yüzeysel. Basit. Sığ yer. Derin olmayan. Sığ. Sığlaşmak.