Feels türkçesi Feels nedir

Feels ile ilgili cümleler

English: Ali feels a bit under the weather today.
Turkish: Ali bugün biraz keyifsiz hissediyor.

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

English: Ali feels a little better after taking the medicine that the doctor prescribed.
Turkish: Ali doktorun yazdığı ilacı aldıktan sonra biraz daha iyi hissetti.

English: Ali always feels depressed during the cold winter months.
Turkish: Ali her zaman soğuk kış aylarında depresif hisseder.

English: Ali feels better already.
Turkish: Ali zaten daha iyi hissediyor.

Feels ingilizcede ne demek, Feels nerede nasıl kullanılır?

Feels at home : Rahat hisseden. Kendi evindeymiş gibi hisseden. Evinde hisseden.

Feels bad : Kötü hisseden. Pişmanlık ve üzüntü içerisinde olan. İyi hissetmeyen.

Feels disgusted : İğrenen. Hasta hisseden. Hoşnutsuz olan. Memnuniyetsiz olan. Bıkkın hisseden. Nefret ve iğrenti hisseden.

 

Feels dizzy : Başının döndüğünü hisseden. Kendini kafası karışmış ve sersemlemiş hisseden.

Feels fine : Kendini iyi hisseden (duygusal veya fiziksel olarak).

Feels hot : Rahatsızlık verecek derecede ısındığını hisseden. Sıcak hisseden. Sıcaklık hisseden.

Feels like : - yapmayı arzulayan. İsteyen.

Feel angry : Kızgınlık hissetmek. Öfkelenmek. Kızgın olmak. Delirmek.

Feels uneasy : Rahatsız hisseden. Huzursuzluk hisseden. Kaygı duyan. Tedirgin ve endişeli olan. Rahatsızlık hisseden. Kendini huzursuz hisseden. Sıkıntılı hisseden.

Forefeels : Önceden algılamak. Önceden hissetmek. Önseziye sahip olmak. İçine doğmak.

İngilizce Feels Türkçe anlamı, Feels eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paw : Eşelemek. Çirkin el yazısı. Yeri eşelemek (at veya boğa). Pençe. Yeri eşelemek (boğa). Patisiyle tırmalamak. Pençe vurmak. Eşinmek. Pati.

Glow : Yüze renk gelmek. Kızıllaşmak. Alevlenmek. Kızarmak. Korlaşmak. (yüz) kızarmak. Bir yüzeyin ya da ortamın ışıklı olması hali. Kırmızılaşmak. Aydınlık.

Conclude : Halletmek. Bağlamak. Sona erdirmek. Bitirmek. Sona ermek. Bitmek. Sonuç çıkarmak. Karara varmak. Hükmetmek. Anlaşmak.

Fumbles : Becerememe. Tutamayış. Beceriksizce yapmak. Topu düşürmek (oyunda). Beceriksizce atak. El yordamıyla aramak. El yordamıyla yürümek. Bozmak. El yordamıyle aramak.

Contacting : İrtibat kurmak. Temas etmek. Temas eden. İlişki kurmak. İrtibat kurma. Temas etme. Temasa geçmek. Görüşmek.

 

Hearsing : İşitmek. Haber almak. Mektup almak. Onaylamak. Öğrenmek. Dava görmek. Yargılamak. Kulak vermek.

Harbor : Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Barınak. Gütmek. Barınmak. Liman. Beslemek. Barındırmak (gemi vb). Limanda demirlemek. Saklamak.

Fume : Tütmek. Buhar. Duman çıkarmak. Duman. Kızmak. Öfkelenmek. Gaz. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Köpürmek.

Divine : Falcı. İlahi. Kutsal. Çok güzel. Harikulade bulmak. İçine doğmak. Gaipten haber vermek. Kehanette bulunmak.

Fumble for : El yordamıyla bakınmak. Elleriyle aramak.

Feels synonyms : take pride, pride oneself, perceives, perceived, disagreed, fathom, come to know, congratulate, get wind, appreciated, contacted, absorb, anticipates, anger, fingers, dab, took, detected, tinker with, disagree, divines, catch, handle, get, smells, divined, discern, be a good judge of, hear about, find, reason, detects, sadden.

Feels zıt anlamlı kelimeler, Feels kelime anlamı

Gladden : Sevindirmek. Memnun etmek. Mutlu etmek. Sevinmek.

Feels antonyms : incognizance.