Loosened türkçesi Loosened nedir

Loosened ile ilgili cümleler

English: Ali loosened his tie and unbuttoned his top shirt button.
Turkish: Ali kravatını gevşetti ve üst gömlek düğmesini açtı.

English: Ali loosened his collar.
Turkish: Ali yakasını gevşetti.

English: Ali loosened his tie and removed his glasses.
Turkish: Ali kravatını gevşetti ve gözlüğünü çıkardı.

English: Ali loosened his tie and poured himself a drink.
Turkish: Ali kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.

English: Ali loosened his tie.
Turkish: Ali kravatını gevşetti.

Loosened ingilizcede ne demek, Loosened nerede nasıl kullanılır?

Unloosened : Çözmek. Gevşek bırakmak. Serbest bırakmak. Açmak. Gevşetmek. Salmak.

Looseness : İshal. Hafiflik. Düzensizlik. Gevşeklik. Salıntı. Boşluk. Serbestlik. Oynaklık. Düşüklük. Hoppalık.

Loosen shot : Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut. Genişlet. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Loosen up : Açılmak. Gevşetmek. Para konusunda liberal davranmak. Kasları ısıtmak. Kaslarını gevşetmek. Gevşeyin. Isınmak. Açmak. Kasları gevşetmek.

Loosen : Açılmak. Gevşetmek. (toprağı) kabartmak. Salıvermek. Söktürmek. Bollanmak. Çözülmek. Yumuşatmak. Çözmek. Açmak.

 

Loose coupling : Gevşek bağlaşım. Muknatıssal aktarımı yeğniltecek ölçüde uzak duran kangallar arasındaki bağlaşım, örn. gevşek yayla bağlı sarkaçların bağlaşımı. Gevşek kuplaj.

Loose flange : Tekerleğin madensel göbeğini tutan, madenden yapılmış yüzük. Göbek yan çemberi.

Unloosens : Gevşetmek. Çözmek. Salmak. Açmak. Serbest bırakmak. Gevşek bırakmak.

Loosening : Avlanan balığı sudan karaya veya sandala almakta kullanılan ucu kancalı gereç. Gevşetme. Kakıç. Tütün yapraklarının açımı. Gevşeme.

Unloosening : Serbest bırakmak. Salmak. Çözmek. Açmak. Gevşek bırakmak. Gevşetmek.

İngilizce Loosened Türkçe anlamı, Loosened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loosened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enervated : Kuvvetten düşürmek. Zayıflatmak. Kuvvetten düşmüş. Zayıflatılmış. Cesaretini kırmak. Moralini bozmak.

Unsnarled : Çözülmüş.

Back off : Bırakmak. Geri çekilmek. Vazgeçmek. Terk etmek. Geri çekme. Sorumluluktan geri durmak. Geri çekmek.

Cast loose : Ayırmak.

Broaching : Rayba salma. Broşlama. Rayba sarma. Şişleme. Tığ çekme. Boşaltma. İleri sürmek. Delmek.

Burst forth : Birden önüne çıkmak. Pat diye önüne çıkmak. Birden ortaya çıkmak.

Broach : Konuya girmek. Çekmek. Şişlemek. İleri sürmek. Delmek. Konu açmak. Del. Şiş. Delik açmak.

Disincorporate : Tüzel kişiliği sona erdirmek. Dağıtmak. Fesih. Bir şirketten ayrılmak. Çözmek (bütün bir yapıyı). Dağılmak. İptal. Tüzel kişiliğini kaldırmak.

 

Flagged : Pörsümek. Bayrakla işaret vermek. Kaldırım taşı döşemek. Güçsüz kalmak. Sarkmak. Nefesi kesilmek. Monotonlaşmak. Bayrak çekmek. Bayraklarla süslemek.

Loosened synonyms : bring up in conversation, lets go, be opened, clearing up, disentangle, bare, diminishes, let go, disentangles, languished, loosen up, disarms, be open, broaches, broached, compounded, get loose, come open, flags, attemper, cave in, loosens, languish, become loose, disintegrate, eased, decoded, eases, aired, break, blossom, decode, lenify.

Loosened zıt anlamlı kelimeler, Loosened kelime anlamı

Tangled : Darmadağınık. Karıştırılmış. Karmaşık. Arapsaçına çevirmek. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karmakarışık. Dolaşık. Karışık. Karıştırmak. Allak bullak.