Loosening türkçesi Loosening nedir
- Avlanan balığı sudan karaya veya sandala almakta kullanılan ucu kancalı gereç.
- Gevşeme.
- Kakıç.
- Tütün yapraklarının açımı.
- Gevşetme.
Loosening ingilizcede ne demek, Loosening nerede nasıl kullanılır?
Unloosening : Çözmek. Açmak. Gevşek bırakmak. Serbest bırakmak. Gevşetmek. Salmak.
Loosen shot : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Genişlet. Yönetmenin, alıcı yönetmenine alıcının yerini değiştirmeksizin daha geniş açılı mercek kullanması için verdiği komut.
Loosen up : Kaslarını gevşetmek. Isınmak. Kasları gevşetmek. Gevşeyin. Gevşetmek. Açmak. Para konusunda liberal davranmak. Kasları ısıtmak. Açılmak.
Loosen : Açmak. Bollanmak. (toprağı) kabartmak. Açılmak. Söktürmek. Gevşemek. Salıvermek. Yumuşatmak. Çözmek. Çözülmek.
Loosened : Açılmak. Gevşetmek. Söktürmek. Çözülmek. Gevşemek. Açmak. Yumuşatmak. Çözmek.
Looseness : Düzensizlik. İshal. Hoppalık. Kararsızlık. Serbestlik. Hafiflik. Gevşeklik. Bolluk. Oynaklık. Boşluk.
Loose ground : Gevşek toprak. Gevşek zemin.
Loose ends : Yarım kalmığ işler. Yarım kalmış işler. Sonuçlandırılmamış işler.
Unloosen : Serbest bırakmak. Gevşetmek. Açmak. Salmak. Çözmek. Gevşek bırakmak.
Unloosens : Salmak. Gevşek bırakmak. Serbest bırakmak. Açmak. Gevşetmek. Çözmek.
İngilizce Loosening Türkçe anlamı, Loosening eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Loosening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Weakening : Zayıflatıcı. Zayıflama. Zayıflık. Güçsüzleşme. Zayıflatma.
Undoing : Yıkım. Yapmama. Açma. Feshetme. Mahvolma sebebi. Mahvolma nedeni. Telafi. Çözme. Felaket. Bozulma.
Relaxations : Relaksasyon. Rahatlama. Eğlence. Dinlenme. Yumuşama. Yumuşatma. İstirahat. Hafifletme (ceza).
Modification : Biraz değiştirme. Tadilname. Küçük değişiklik. Değiştirme. Çalgıların genel görünümlerinin veya bazı parçalarının kişiye özel olarak değiştirilmesi. Çevre etkisi ile fenotipte meydana gelen değişiklikler. bakterilerde, kendi restriksiyon enzimleri ile dna'nın parçalanmasını önleyen dna'nın seçici metilasyonu. Değişke. Modifikasyon. Değişiklik yapma. Tadilat.
Thaw : Samimileşmek. Eritmek. Erimek. Açılmak. Yakınlaşmak.
Unfastening : Gevşetmek. Çözmek. Açmak. Açılmak. Çözülmek. Gevşemek.
Relaxing : Gerginlik giderici. Gevşetici. Dinlendiren. Relaksan. Yumuşatıcı. Dinlendirici. Bir soruşturu ya da görüşmede kendisine soru yöneltilen kişinin başlangıçta gösterdiği kuşku, tedirginlik ve gerilimden kurtularak yumuşama durumu. Huzur veren. Rahatlatıcı.
Slackening : (halatın) gevşetilmesi. Gevşetici.
Loosening synonyms : final glide, off glide, laxation, softening, relaxion, adjustment, easing, unsnapping, relaxation, untying, thermidor, alteration, galling.
Loosening zıt anlamlı kelimeler, Loosening kelime anlamı
Strengthening : Pekiştirme. Sağlamlaştırma. Takviye etme. Güçlendirici. Teyit. Güçlendirme. Kuvvetlendirici. Yükseltme. Kuvvetlendirme. Takviye.
Loosening antonyms : tightening.

Bu kısımda Loosening kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Loosening ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Loosening anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Loosening ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.