Lounger türkçesi Lounger nedir

  • Yatar koltuk.
  • Tembelce yaşayan kimse.
  • Aylak kimse.
  • Televizyon koltuğu.
  • Tembellik eden.
  • Tembel.
  • Şezlong.
  • Aylak.

Lounger ingilizcede ne demek, Lounger nerede nasıl kullanılır?

Loungers : Tembellik eden. Televizyon koltuğu. Aylak kimse. Tembel. Yatar koltuk. Şezlong. Aylak. Tembelce yaşayan kimse.

Sunlounger : Şezlong.

Lounge about : Kaytarmak. Tembellik etmek. Tembel tembel dolaşmak. Dollanıp durmak. Avarelik etmek. Başıboş dolaşmak. Tembelce uzanmak. Aylaklık etmek. Avare avare dolaşmak. Yayılıp oturmak.

Lounge around : Tembel tembel dolaşmak. Yayılıp oturmak. Aylaklık etmek. Boş gezmek. Aylakça vakit geçirmek. Başıboş dolaşmak. Avarelik etmek. Tembellik etmek. Kaytarmak. Tembelce uzanmak.

Lounge away : Zamanı tembelce geçirmek. Tembelce geçirmek.

Chaise lounge : Yaslanmak için uzun bir koltuğu olan sandalye. Şezlong.

Student lounge : Genellikle üniversite ve yüksek okullarda öğrencilerin dinlenmeleri, toplumsal gereksinmelerini gidermeleri ve boş zamanlarını değerlendirmeleri için ayrılan yer ya da bu amaçla yapılmış olan bina. Öğrenci dinlenme yeri.

Lounged : Tembelce uzanmak. Şezlong. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Tembel tembel sürtmek. Yayılmak. Aylak aylak dolaşmak. Tembellik etmek. Aylaklık etmek. Yayılıp oturmak. Uzanmak.

 

Departure lounge : Çıkış salonu. Giden yolcu bekleme salonu. Yolcuların ayrılmadan önce içinde bekleyebildikleri büyük bekleme salonu. Biniş bekleme salonu. Bekleme salonu.

Transit lounge : Transit yolcu salonu. Transit salonu. Havaalanında transit yolcular için bekleme salonu. Havaalanında transit yolcu salonu.

İngilizce Lounger Türkçe anlamı, Lounger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lounger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chaise lounge : Yaslanmak için uzun bir koltuğu olan sandalye.

Sluggard : Uyuşuk. Uykucu. Miskin. Mıymıntı.

Drifter : Trol balıkçı teknesi. İpi kırık. Akıntıya kapılmış gemi. Başıboş. Serseri. Bir tür balıkçı teknesi. Sapı silik. Avare.

Lounges : Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Aylakça vakit geçirmek. Aylak aylak dolaşmak. Salon. Yayılıp oturmak. Uzanmak. Aylaklık etmek. Tembelce uzanmak. Tembellik etmek.

Do little : Uyuşuk tip.

Floater : Enayilik. Hata. Abonman sigortası. Flatör. Esham ve tahvilat. Devlet tahvili. Kanuna aykırı oy kullanan kimse. Yüzen şey. Sağlam hisse senedi.

Bone idle : Miskin. Sultani tembel. Yapısal bir şekilde tembel olan kimse (gayriresmi). Çok tembel. Miskini köşe kadısı. Tembel teneke.

Deckchair : Plaj koltuğu.

Settees : Kanepe.

Lounger synonyms : loungewear, reclining chair, hobo, dilatory, settee, beach chair, sunlounger, drone, dawdlers, recliner, gold brick, bummers, deckchairs, idler, a bad lot, idle fellow, sunbed, dronish, easy going, chaise longue, lounge, bummer, dalliers, drones, dallier, gangrel, sunbeds, recliners, loungers, hoboing, dawdler, do nothing, lounged.

Lounger ingilizce tanımı, definition of Lounger

Lounger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An idler. One who lounges.