Student lounge türkçesi Student lounge nedir

  • Öğrenci dinlenme yeri.
  • Genellikle üniversite ve yüksek okullarda öğrencilerin dinlenmeleri, toplumsal gereksinmelerini gidermeleri ve boş zamanlarını değerlendirmeleri için ayrılan yer ya da bu amaçla yapılmış olan bina.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Student lounge ingilizcede ne demek, Student lounge nerede nasıl kullanılır?

Student : Mektepli. Tilmiz. Öğrenci. Stajyer. Okuvcu. Uzman. Gözlemci. Talebe. Araştırıcı. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse.

Lounge : Oyun gösterisine ara verildiğinde, seyircilerin dinlenmeleri için ayrılan yer. Uzanmak. Aylak aylak dolaşmak. Şezlong. Divan. Tembelce uzanmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Aylakça vakit geçirmek. Yayılmak.

Student candidate : Aday öğrenci. Bir eğitim kurumuna geçici olarak alınan, ancak kesin yazılma için gerekli işlemleri sonuçlandırmamış olan öğrenci.

Student card : Öğrenci kimlik kartı. Öğrenci kartı.

Student days : Öğrencilik günleri.

Student discount : Öğrenci indirimi.

İngilizce Student lounge Türkçe anlamı, Student lounge eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Student lounge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic year : Akademik yıl. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Abulia : İrade yitimi. Kayıtsızlık. Abulya. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İstem yitimi. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İrade kaybı. Abuli.

Ability group : Düzey kümesi. Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

A priori knowledge : Önsel bilgi. A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi.

Student lounge synonyms : achromatopsia, academy of economic and commercial sciences, accustoming, achievement tests, academy, achievement age.