Loupes türkçesi Loupes nedir

Loupes ingilizcede ne demek, Loupes nerede nasıl kullanılır?

Cantaloupes : Kavun. Kavun kantalup. Kavun (kantalup). Bir kavun türü.

Loupe : Pertavsız. Kuyumcu merceği. Saatci merceği. Büyüteç.

Cantaloupe : Kavun kantalup. Bir kavun türü. Kantalup kavunu. Kavun. Kavun (kantalup).

Louping ill : Luping-il. Flavivirüslerin flavivirüs cinsinde yer alan, koyunlara kenelerle aktarılan, akut, ölüm oranı oldukça yüksek, beyin ve omuriliğin boz maddenin yangısı ve sinirsel bulgularla belirgin viral hastalık, koyun ensefalitisi, koyun ensefhalomiyelitis, luping-il. hasta koyunlarla birlikte olan sığır, at, keçi ve geyiklerde de hastalık oluşabilir. Sıçrama hastalığı.

Cantaloup : Kavun (kantalup). Kavun.

Loud hailer : Megafon. Hoparlör.

Loud noise : Şiddetli gürültü. Gürültü. Yüksek ses.

Loud : Be.yüksek sesle. Yüksek. Yüksek (ses). Yüksek sesli. Parlak. Yüksek sesle. Gürültülü. Sesli. Patırtılı. Kaba.

Louden : Yükselmek (ses vb). Yükselmek. Yükseltmek.

Loud voiced : Yüksek sesli.

İngilizce Loupes Türkçe anlamı, Loupes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Loupes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insect : Böcek. Böcekler sınıfına bağlı eklembacaklıların ortak adı. (tanıma uymayan ve dilimize yanlış olarak yerleşen sözcükler de vardır: sümüklüböcek, uyuzböceği, tespihböceği v. b.). Böcü. Böcek, haşere. İğrenç tip. Haşere. İnsekt. Insecta sınıfında bulunan herhangi bir birey.

 

Financial loss : Maddi hasar. Maddi kayıp. Mali kayıp. Maddi bilanço.

Cootie : Bit.

Pubic louse : Kasık biti. Phthirus pubis.

Magnifying lens : Verdiği büyümüş sanal görüntü ile küçük cisimleri incelemeye yarayan yakın odaklı yakınsak mercek.

Magnifier : Büyütücü.

Glass : Cam. Camlamak. Bardak. Cam ile donatmak. Cam eşya. Cam kavanoza koymak. Cam gibi yapmak. Kadeh. Gözlük camı.

Magnifiers : Büyütücü.

Lens : İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde birbirine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam nesne. tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır. bk. dışbükey mercek. Önışıtacın ön yüzeyini örten, kabartma biçimli cam. İrisin ardında bulunan saydam bölge olup imgenin ağ tabaka üzerine net düşebilmesi için ışığın odak noktasını ayarlayan saydam yapı. petek gözde her bir parçanın önünde bulunan ve saydam tabakanın değişmesi ile meydana gelmiş olan bölge. Gözde ışığın retina üzerinde odaklanmasını sağlayan saydam yapı. lens. bazı balıklarda ışık organlarının farklılaşmış hücreleri. mikroskop ya da büyüteçlerde büyütmeyi sağlayan ya da görme kusurlarını gideren camdan yapılmış araç. Çoğunlukla saydam camdan yüzeyleri çukur ya da tümsek olacak biçimde işlenmiş, ışığı toplayacak ya da dağıtacak nitelikte yassı, çembersel nesne. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Küresel yüzeyli, saydam cam parçası. koşut ışınları bir noktada toplayan türleri ırakgörürlerde nesne merceği olarak kullanılır. Cam. Mercek.

 

Loupes synonyms : pediculus capitis, pediculus humanus, pediculus corporis, phthirius pubis, common louse, anoplura, order anoplura, graphiscope, body louse, handglass, crab, burning glass, loupe, reading glass, graphoscope, sunglass, sucking louse, magnifying glass, head louse, lensing, crab louse, losings, closeview, enlarger.

Loupes zıt anlamlı kelimeler, Loupes kelime anlamı

Winnings : Kazanç (para olarak). Kazanılan para. Kumarda kazanılan para. Kazanç.

Quieten : Sakinleşmek. Yatıştırmak. Dinmek. Dindirmek. Susmak. Susturmak.