Lowlife türkçesi Lowlife nedir

Lowlife ingilizcede ne demek, Lowlife nerede nasıl kullanılır?

Lowlifes : Ayak takımı. Ayaktakımı. Hayta. Serseri. Kopuk. Aşağılık (kişi).

Lowlier : Mütevazı. Aşağı. Rütbece aşağı. Düşük. Mevkice aşağı. Boynu bükük. Alçakgönüllü. Kemter. İkinci derecede.

Lowliest : Mütevazı. Kemter. Rütbece aşağı. İkinci derecede. Aşağı. Alçakgönüllü. Düşük. Mevkice aşağı. Boynu bükük.

Lowliness : Düşük dereceli olma durumu. Rütbe veya mevkice aşağılık. İkinci derecede olma durumu. Tevazu. Mütevazılık. Alçak gönüllülük. Sadelik. Alçakgönüllülük. Düşük seviyede olma durumu.

Australian lowline cattle : Avustralya’dan köken alan, çoğu özelliği köken aldığı angus sığır ırkına benzeyen, etçi sığır ırkları arasında en küçük yapılısı ve 3 yaşında standart bir etçi sığırın yalnızca % 60 ağırlığına ulaşabilen, büyüme oranı doğumu takiben çok hızlı, ergin inekleri yaklaşık 8 ay boyunca buzağılarını emziren, ineklerinin annelik özellikleri gelişmiş ve süt verimi buzağılarına fazlasıyla yeten, genellikle siyah renkli, doğuştan boynuzsuz, uysal mizaçlı ve sürü idaresi kolay etçi sığır ırkı. Avustralya alçak arazi sığırı.

 

Lowlander : Rakım olarak daha alçak bölgelerde yaşayan kimse.

Lowlanders : Rakım olarak daha alçak bölgelerde yaşayan kimse.

Advanced slowly : Yavaş yavaş yürüdü. Yavaş tempoyla yol aldı. Yavaşça ilerledi.

Lowlands : Alanının büyük bölümü düz ve deniz yüzeyinden az yüksek yereylerden oluşan ülke. Çukur şekiller. Ova. Alçak ülke.

Blowlamp : Ucundan bir alev püskürterek yanan ve kurşun boru işlerinde kullanılan bir aygıt. gaz ya da benzin yakılan türleri vardır. Lehim lambası. Pürmüs lambası. Kaynak üfleci. Alev lambası.

İngilizce Lowlife Türkçe anlamı, Lowlife eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lowlife ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drifters : Akıntıya kapılmış gemi. Trol balıkçı teknesi. Başıboş. Avare. Sapı silik. İpi kırık. Aylak. Bir tür balıkçı teknesi.

Brigand : Izbandut. Haydut. Eşkıya. Eşkiya. Soyguncu. Çeteci. Harami. Şaki.

Wastrel : İşe yaramaz adam. Çok müsrif kimse. Savurgan kimse. Iskarta. Defolu mal. İşe yaramaz kimse.

Flotsam : Gemi enkazı. Su üstünde yüzen tekne enkazı. Yüzen sahipsiz eşya. Kaza sonucu karaya vuran gemi veya gemi yükü. Ivır zıvır. Yüzen gemi enkazı. Batan bir geminin suda yüzen enkazı.

Dawdler : Aylak. Boş gezenin boş kalfası. Avare.

Down and out : Nakavt. Yıkılmış. Perişan. Sefil. Düşkünlük içinde. Bitkin. Bezgin. Çökmüş. Hayatta yenilgiye uğramış. Parasız pulsuz.

Scum bag : Cüruf torbası.

Puke : Kusmak. Kusarak çıkarmak. Çıkartmak. Aşağılık kimse. İstifra etmek. Kusturmak. Kusma. Kusmuk. İstifrağ etmek.

Lowlife synonyms : disagreeable person, unpleasant person, lowlifes, broken off, mob, dosser, dirty dog, disjointed, skimble scamble, drifting, desultory, flotsams, mobbed, commonalties, crumb, so and so, dalliers, hobo, scum of the earth, common people, canaille, unjointed, rascal, bum, hooligans, git, stinker, doggery, errant, commonality, dossers, dregs of society, drifter.